
MADALYA YOKSA SORUMLULUK NEREDE BAŞLIYOR?
02 Kasim 2026 20:55:12
GUİNNESS DÜNYA REKORTMENİ
MADALYA YOKSA SORUMLULUK NEREDE BAŞLIYOR?
Millî takımda sabır mı, hesap verme zamanı mı?
Türk güreşinin altyapısında yaşanan sorunları, geçmiş dönem federasyon yönetimlerinin eksikliklerini, ilgisizliğini ve sporcu yetiştirme sistemine yeterince değer vermediğini elbette konuşabiliriz.
Hatta bu eksikliklerin giderilmesi için 2032 veya 2036 olimpiyatlarını hedef göstermek de son derece doğaldır.
Çünkü altyapı dediğimiz şey bir günde kurulmaz.
Sporcu yetiştirmek, doğru sistemi oluşturmak ve uluslararası seviyeye taşımak yıllar süren bir emek ister.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir ayrım var: Altyapıdaki başarısızlıkla A Millî Takımın başarısızlığı aynı kefeye konulamaz.
Grekoromen güreşte Avrupa, Dünya ve Olimpiyat madalyası kazanmış sporcularımız var. Kadın güreşinde de uluslararası başarılarıyla kendilerini kanıtlamış sporcularımız bulunuyor.
Dolayısıyla karşımızda sıfırdan kurulacak bir millî takım yok. Uluslararası tecrübesi, madalya geçmişi ve rekabet gücü olan bir sporcu kadrosu var.
Peki böyle bir tabloda, bir dünya şampiyonasının ardından beklenen madalyalar gelmediğinde yalnızca sabır mı istemeliyiz?
Daha önceki federasyon yönetimi çıkıp, “Ben Avrupa ve Dünya madalyalı bir kadro bıraktım, siz sıfır çektiniz” derse, bu eleştirinin hiç mi haklılık payı olmayacak?
Elbette geçmiş yönetimlerin de hesabı verilmesi gereken eksikleri, yetiştirilemeyen sporcuları ve ihmal edilen altyapıları olabilir.
Ancak bugünkü yönetimin sorumluluğu da geçmişin hatalarının arkasına sığınmakla ortadan kalkmaz.
Altyapı için 2032-2036 hedefleri koyabilirsiniz. Buna kimse itiraz etmez. Fakat A Millî Takım için aynı gerekçeyi sürekli tekrarlamak ne kadar doğru?
Elinizde Avrupa ve Dünya madalyalı sporcular varsa, bu sporcuların mevcut potansiyelini değerlendirmek, performanslarını yükseltmek ve madalyaya dönüştürmek bugünkü teknik kadronun ve yönetimin sorumluluğudur.
Diğer taraftan U23 kategorisindeki genç ve elit sporcuları A Millî Takıma kazandırmak, geleceğin kadrosunu oluşturmak da son derece önemlidir.
Eğer sabır ve zaman isteniyorsa, bu gerekçe genç sporcuların yetiştirilmesi için kullanılmalıdır.
Ama o zaman da şu soruyu sormak gerekir:
Geleceğin millî takımını oluşturmak istiyorsanız, bu Dünya Şampiyonası'na neden daha fazla genç ve elit sporcuyla katılmadınız?
Gençlere fırsat vermeden gençlerden gelecek beklemek mümkün mü?
Serbest güreş takımımızın yaş ortalamasına baktığımda ise olimpiyat hedefleri açısından umut verici bir tablo görüyorum.
Doğru bir sistem, bilimsel antrenman programı, iyi bir teknik yönetim ve sporcuya bireysel yaklaşım ile bu kadronun önemli başarılara imza atabileceğine inanıyorum.
Ancak bunun için yalnızca sabır değil; planlama, liyakat, doğru kadro seçimi, performans analizi ve hesap verebilirlik gerekiyor.
Unutulmamalıdır ki federasyonlar makam değil, sorumluluk yeridir.
Yönetimler değişir, isimler değişir ama millî takımın başarısı bu ülkenin ortak değeridir.
Kimseyi peşinen suçlamak ya da geçmişi bütünüyle aklamak doğru değildir. Başarı varsa takdir edilmeli, başarısızlık varsa nedenleri açıkça ortaya konulmalıdır.
Çünkü mesele kimin döneminde kaç madalya kazanıldığı değil, Türk güreşinin geleceğe nasıl taşınacağıdır.
Bizim derdimiz koltuklar, makamlar veya kişiler değil; ay yıldızlı mayoyu giyen evlatlarımızın başarısıdır.
Onların emeğine, alın terine ve mücadelesine saygımız sonsuz. Yönetimlerden beklentimiz ise bu emeğin karşılığını verecek bir sistem kurmalarıdır.
Ülke bizim, millî takım bizim, bayrak bizim. Başarı hepimizin gururu,
başarısızlık ise hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir sorumluluktur.
Allah evlatlarımızın yardımcısı olsun. Yolları açık, bilekleri güçlü, madalyaları bol olsun.
Çünkü Türk güreşi mazeretlerle değil, mücadeleyle ve başarıyla büyümelidir.
UĞUR ÖZTÜRK
Dilek Başkurt / Şube Merkez Fethiye

























