

zekibasturk57@gmail.com
KARANFİLLİ PEŞKİR, AYNA VE KAR
02 Ocak 2026 19:09:24
Yazar
KARANFİLLİ PEŞKİR, AYNA VE KAR
Halime Yıldız’ın “Karanfilli Peşkir, Ayna ve Kar” şiiri, gündelik olanla derin olanı, saflığı ve toplumsal belleği aynı imge düzleminde buluşturan, çağrışımı güçlü bir şiir. Şiirin en belirgin özelliği; nesneler üzerinden insanlık durumunu anlatması ve bunu yaparken hem içsel hem toplumsal bir kırılmayı sezdiriyor oluşu.
Şiirin omurgasını üç ana imge oluşturur:
Karanfilli peşkir, Ayna ve Kar.
Bu üçlü, hem temizlik, saflık ve yüzleşmeyi hem de geçmişle bugünün çakışmasını simgeliyor. Kar, saflığın ve örtmenin simgesi:
“bembeyaz yeryüzüne, delik açıldı say / kötülükler içine cumbur cemaat”.Burada kar yalnızca saflık, temizlik değildir; aksine kötülüklerin üstünü örten, onları görünmez kılan bir örtüye dönüşür. Beyazın altındaki karanlık çok nettir.
Ayna, yüzleşmenin simgesidir. İnsanın kendisiyle yüzleştiği yerdir.
“hayret nasıl sığmış aynaya onca kamil / onca ehlidil onca mübadil”.
Bu dizede ayna, bireysel kimliğin ötesine geçer; toplumsal belleği taşır. Mübadil sözcüğü, tarihsel bir kırılmayı şiire sessizce sokar. Ayna artık yalnızca yansıtan değil, anımsatan bir nesnedir.
Karanfilli peşkir ise ev içi sıcaklığı, eski zaman inceliğini ve yitirilmiş güzellikleri çağırır. Aynı zamanda bir tür alışkanlıklar nesnesi gibidir; geçmişin düzeni, bugünün dağınıklığına karşı durur.
“çocukça bir sevinç, kar lapa lapa
sanki hiç sancımamış kalbim”.
Bu dizelerde şiirin duygusal merkezi vardır. Şair, bugünün ağırlığını bir anlığına askıya alır; göçün, ihanetin, yalnızlığın henüz dokunmadığı bir zaman aralığına gider. Ancak bu bir geçmişe özlem değil, yitirilen erdemlerin farkındalığıdır.
“İnsanlarım gitmemiş öbür gezegene” dizesi, çağın yabancılaştırıcı etkisine güçlü bir göndermedir. İnsanlar aynı yerde ama artık başka dünyalardadır.
Şiirin dili, yer yer masalsı, yer yer alaycı, yer yer sitem edicidir.
Özellikle:“serseri dünya, insan çarpma huyundan şu dakika muaf” dizesi, çağdaş insanın hoyratlığına karşı ince bir serzeniştir. “Şu dakika” anlatımı , iyiliğin ne denli geçici olduğunu acı bir gülümseme ile
duyumsatır.
Son dize ise şiirin temasını özetler:
“karanfilli peşkir, ayna ve kar... gerisi lafügüzaf”
Bu, sözün bittiği yer değil; asıl sözün nesnelerde gizli olduğunu söyleyen bir kapanıştır.
Bu şiir, imge yoğunluğu yüksek,
duygusal olarak yalın ama derin, toplumsal belleğe yaslanan, sessiz bir isyan barındıran bir şiir.
Halime Yıldız, büyük laflar etmeden, bağırmadan, gündelik eşyaların diliyle konuşuyor. Şiir, okuru yormuyor ama düşündürüyor; bağırmıyor ama iz bırakıyor.
Sonuç olarak bu şiir, insanın içindeki eski evi anımsatan , karın sessizliğiyle konuşan, aynaya bakmaya cesaret eden bir şiir. Gücü de tam olarak buradan geliyor.
Özgün imgelerin ozanı Halime YILDIZ'I yürekten kutluyorum. Kalemin ve yüreğin hiç susmasın sözcük cambazı güzel insan.
Zeki BAŞTÜRK
BİRLEŞİK EMEKLİLER SENDİKASI


























