
kdzereyli.com@gmail.com
ZAMANIN YAVAŞLADIĞI AY
19 Subat 2026 10:41:19
MERYEMCE
Zamanın Yavaşladığı Ay
SAVAŞLARIN OLMADIĞI , İNSANLARIN BİRBİRİNE HOŞGÖRÜ İLE YAKLAŞTIĞI, SEVGİ DOLU BİR YIL OLMASI DİLEĞİYLE HOŞ GELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN
Ailece sahura uyanmanın mutluluğunu hazzını yaşamak ne güzel bir duygudur. Elbette yaşından dolayı veya sağlık nedenlerinden bunu yaşayamayanlarımız var ama genede aile ile birlikte uyanıp onlara eşlik etmenin keyfini yaşamaktan geri durmazlar.
RAMAZAN AYI YILLAR GEÇSEDE, MEKANLAR DEĞİŞSEDE, BANA HER YIL AYNI HİSLERİ YAŞATIR.
'' Takvim yaprakları Ramazan’ı gösterdiğinde, hayatın telaşı sanki biraz geri çekilir. Sokaklar aynı sokak, insanlar aynı insanlar ama havada farklı bir his dolaşır. Daha sabırlı, daha yumuşak, daha paylaşımcı insan topluluğu, sessiz bir telaş da hüküm sürer diğer yandan. Ramazan, sadece aç kalmak değil; Nefsi törpülemek, kalbin sesini duymak, dünyevi duyguları biraz yavaşlatmak, kısmaktır.
Modern hayatın gürültüsü, hızlı telaşı içinde, hele birde sosyal medya da sörf etmeye kaptırırsak kendimizi çoğu zaman bizlere neyi neden yaptığımızı unutturur ve saatlerin nasıl hızla aktığını fark etmeyiz.
Koşturuyoruz, herşeyi hızla tüketiyoruz, birşeylere yetişmeye çalışıyoruz. Arada durup el frenini çekmeyi unutuyoruz.
Eğer bilnçli olarak düşünür ve farkına varıırsak aslında Ramazan ayı, bize durmayı öğretir. Sahurda uykunun en tatlı yerinden kalkarken niyet etmeyi, iftarda ilk lokmayı almadan önce şükretmeyi hatırlatır. Açlık burada bir amaç değil, bir araçtır. İnsan aç kaldığında sadece midesini değil, vicdanını da yoklar. Bir tas çorbanın, bir dilim sıcak ekmeğin değerini, bir yudum suyun, bir bardak çayın kıymetini, BİR FİNCAN KAHVENİN TADINI VE KOKUSUNU, yeniden öğrenir.
Ramazan aynı zamanda paylaşma ayıdır. İftar sofraları büyür; bir tabak daha koyulur masaya. Komşuya gönderilen sıcak pide, kapısı çalınan ihtiyaç sahibi, gizlice bırakılan bir yardım zarfı, Ramazanda yapılan iyiliklerin sesi daha az, etkisi daha büyük olur. Çünkü Ramazan, gösterişi değil samimiyeti sever. Amaç gerçek ihtiyaç sahiplerini bulup onları sevindirmektir.
Yaşadığımız sürece hayatımızın muhasebesini mutlaka her gece tutmamız gerek. Nefis ve para cüzdanı yüreğimizin önüne geçtiği an biz zaten iflasın eşiğine gelmişiz demektir.
Ramazan ayı belki de en çok, en hızlı ve en duyarlı bir şekilde mutlaka yapmamız gereken iç muhasebe ayıdır.
Gün boyu dilimize sahip olmaya çalışırken aslında kalbimizi terbiye ederiz. Kırdıklarımızı düşünür, ertelediğimiz özürleri hatırlarız. “Bir yerden başlasam” dediğimiz değişim için en uygun zaman yine bu aydır. Oruç, sadece bedeni değil, ruhu da arındırma çağrısıdır.
Her yıl kendimize aynı soruyu sorarız: “Ramazan ne çabuk geldi, ne zaman geçti, sanki daha dün gibi, geçen sene ki Ramazan ayı! ” der dururuz. Böyle önemli aylar, günler ve geceler aslında hızlıca akıp giden zamana inat, bize zamanın değerini öğretir. Bir ay boyunca disiplin, sabır, merhamet ve insan olmanın gereklerinin köprüsünü yılın geri kalanına taşıyabiliyorsak, işte o zaman Ramazan ayı gerçekten hayatımıza, yüreğimize dokunmuş demektir.
Ramazan ayı, takvimdeki bir ay değil; kalplerimizde açılan bir kapıdır. Her birimiz kendi kalp kapımızdan içeriye bakmak şansına ermişsek eğer ne mutlu bize. O kapıdan girip içeriye bakabilenler için her yıl yeniden başlayan bir umut mevsimidir Ramazan. Ve belki de, umuda, merhamete ve yeniden başlama cesaretine en çok ihtiyacımız olduğu aydır Ramazan.
Dualarla dolu manevi yolculukta Allah hepimizi iyilerle karşılaştırsın.
DÜNYAMIZA BARIŞ, SEVGİ, MUTLULUK, HUZUR, BEREKET YAĞSIN
SİZİ ÜZENLERİ AFFEDEMİYORSANIZ ALLAH'A HAVALE EDİN.
MUTLU VE SAĞLIKLI OLMANIN ANAHTARI, SİZİ MUTSUZ EDEN HERKESTEN, HERŞEYDEN UZAK DURUN, KENDİ NEFSİNİZİ KORUMUŞ KİN VE NEFRETTEN UZAKLAŞMIŞ OLURSUNUZ.
19-02.2026
Meryem ALTUNKAYA























