
kdzereyli.com@gmail.com
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” Kutlama değil anma günüdür
06 Mart 2026 21:24:54
MERYEMCE
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün Hikâyesi
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” Kutlama değil anma günüdür
Her 8 Mart’ta, güle oynaya kadınlar günü kutlanıyor, kadınlara hediyeler alınıyor, bugünün kutlanmasına sebep olan acı gerçekler unutulmuş, bugünün oluşmasına sebep olan haksızlıklara, ayrımcılığa, adaletsizliğe direnen ve yanarak ölen kadınlar günü kutlanacak, hediyeleşecek gün değil,
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” anma günüdür.
Bir kadın olarak bu günün derinliğinde yatanları bilirsek daha anlamlı olacağını düşünüyorum.
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” başlama hikayesine gelecek olursak
‘’ Tarih 8 Mart 1857 New York’ta bulunan bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, günlük 16 saatlik iş yükünün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle bir grev başlattı. Grevi başlatan ve örgütleyen fabrikada çalışan kadınlardı ve bu grev bu güne dek yapılmış en büyük kadın eylemlerinden biriydi.
Polis eyleme müdahale etti. Uzun bir hengamenin sonunda, patronların da desteği ile binlerce işçi fabrikaya kilitlendi. O sırada beklenmedik bir an yaşandı ve fabrikanın etrafını alevler sardı. Çıkan yangında içerde kilitli kalan işçilerin 129’u yanarak can verdi.
ABD basını tüm bu olaylar yaşanmamış gibi davranmayı tercih etti. Yine de ölen işçilerin cenazesine 100 bini aşkın kişi gelmişti. ‘’
Clara Zetkin, kadın haklarını savunan kadınlar arasında önemli bir isim olacaktı… 1910’da Kopenhag’da gerçekleştirilen İkinci Enternasyonal’e bağlı Sosyalist Kadınla Konferansı’nda kadın emek mücadelesi tekrar masaya yatırıldı. Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nde bulunan Clara Zetkin, konferans konuşmasında kadınlar için bir mücadele gününün belirlenmesi gerektiğini söyledi. Bu öneri kabul edildi ve her ülkenin kadınlarının her yıl, aynı gün, kendi ülkelerinin işçi sınıfı ile birleşerek bir kadınlar günü düzenlenmesine karar verildi.
Pek çok ülke, kutlanacak bugünün temelinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi için bir mücadele günü olarak düzenlendi. Bu yıllarda neredeyse hiçbir ülke henüz kadınına seçme ve seçilme hakkı vermemişti. Bu sebepten pek çok ülke, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” dünyanın neresinde olursa olsun kadının hayatta özel bir yeri olduğunu vurguluyordu.
Uluslararası anlamda ilk emekçi kadınlar günü, 19 Mart 1911’de düzenlendi. Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de gösterilere katılan on binlerce kadın, sadece seçme ve seçilme hakkının verilmesinin yanında meslek alanında da eğitim görmek, çalışma alanlarında erkeklerle eşit olmak için oradaydı.
Düzenlenen toplantılar dünyanın her yerinde, köylere varana kadar tıklım tıklım doldu taştı. Erkekler evde çocukları ile ilgilendi, kadınlar haklarının peşine düştü.
Türkiye’de Dünya Kadınlar Günü ilk kez 8 Mart 1921’de “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. Yıllar içinde kutlamalar da kabına sığmadı ve 1975’ten itibaren sokaklara taştı.
12 Eylül 1980 Askeri Darbesinden sonra 4 yıl boyunca kutlama yapılmadı. Ancak 1984’ten itibaren her yıl aynı günde çeşitli kadın örgütleri başta olmak üzere “Dünya Kadınlar Günü” hep kutlandı. Bugün de hala kutlanıyor…
Kaynak: Damla Karakuş, Epsilon Yayınevi (Alıntıdır.)
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” Kutlama değil anma günüdür
8 Mart 1913’te kadınlar günü, Rusya’da da kutlandığında, bu büyük bir gelişmeydi. Çünkü dönemin şartlarında Çarlık Rusya’sında açık gösteri düzenlemek neredeyse imkânsızken, şimdi iki yerel işçi gazetesinde günün anlam ve önemini anlatan yazılar yayımlanıyordu. Hatta bu yazılarda Clara Zetkin’in dayanışma duyguları da yer almıştı.
Türkiye’de 8 Mart 1921
Atatürk, “Dünyada hiçbir kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez” demişti. Türk kadınları, yeri geldiğinde cephede yer alan cefakâr ve vefakâr kadınlardı. Ancak yine de gelişen dünyada bizim de sahip olmamız gereken haklar yok değildi.
Türkiye’de Dünya Kadınlar Günü ilk kez 8 Mart 1921’de “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. Yıllar içinde kutlamalar da kabına sığmadı ve 1975’ten itibaren sokaklara taştı.
12 Eylül 1980 Askeri Darbesinden sonra 4 yıl boyunca kutlama yapılmadı. Ancak 1984’ten itibaren her yıl aynı günde çeşitli kadın örgütleri başta olmak üzere “Dünya Kadınlar Günü” hep kutlandı. Bugün de hala kutlanıyor…
Kaynak: Damla Karakuş, Epsilon Yayınevi (Alıntıdır.)
NOT: Kısaca, Dünya Kadınlar Günü'nün hikayesi 8 Mart 1857'de New York'ta greve başlayan kadın işçilerin mücadelesine dayanır. Eşit haklar ve iyi çalışma koşulları için mücadele eden 120'yi aşkın kadının bu grev sırasında çıkan yangında hayatını kaybetmesi de 8 Mart'ın önemli bir anma günü olmasını sağlar.
Kadınlar Günü neden mor renktir?
Çünkü tarih boyunca mor renk bilgelik, cesaret ve bağımsızlık ile ilişkilendirildi. Mor renk, adalet ve saygınlığı ifade ediyor. Bu sebeple de kadınların eşitlik mücadelelerinde mor renk kullanıldı.
Sevgili kadınlar, bugün ışığını daha da parlatma günü!
Bugün hediyeleri kabul etme günü değil,
çalışan kadınlar bugün sizin eşit haklara sahip olmanızın hatırlatıldığı gündür.
Geçmişte yaşananları anın, gelecek için haklarınızı alın.
KADINLAR MİMOZA ÇİÇEĞİ GİBİDİR
( Mimoza çiçeği de zorlu koşullara dayanabilen kadınların yeteneğine sahiptir)
Meryem Altunkaya
( Hediyeniz sizin olsun bana haklarımı verin )
Mimoza çiçeği; zarafet, hassasiyet, dostluk ve yeniden doğuşun simgesidir. Sarı rengiyle güneşi ve neşeyi, kış sonunda çiçek açmasıyla dayanıklılığı temsil eder. Aynı zamanda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün sembolü olarak kadın dayanıklılığını, gücünü ve 'aşk'ı ifade eden, narin görünümüne tezat güçlü bir anlama sahiptir.
MİMOZA ÇİÇEĞİ 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün sembolü;
- Zarafet ve Hassasiyet: Yapraklarının dokunulduğunda kapanması nedeniyle duygusal hassasiyetin ve kırılganlığın sembolüdür.
- Dayanıklılık ve Güç: Kışın en soğuk zamanlarında (Şubat-Mart) açtığı için narindir ama direnen, zor koşullara dayanabilen güçlü bir yapıyı temsil eder.
- Kadın Dayanışması (8 Mart): Özellikle İtalya ve birçok kültürde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınların gücünü ve direncini onurlandırmak için hediye edilir.
- Neşe ve Umut: Parlak sarı rengiyle güneşi, neşeyi, baharın gelişini ve yeniden doğuşu simgeler.
- Gizli/Özel Aşk: Çiçek dilinde, "kimse bilmese de seni kalbimde taşıyorum" mesajını taşıyan gizli aşkı ifade eder.
Mimoza, narin görünümünün altındaki bu dirençli yapısı sayesinde, hem içten bir enerji taşıyan hem de duygularını koruyan kişileri temsil eden, dostluğu ve samimiyeti pekiştiren çok yönlü bir çiçektir.
Henüz,yüzyıl da geçse bizim ülkemiz de illaki emeğin değil eğlencenin kutlamanın yapılması gereken algı var olduğu müddetçe biz kadınlara değer biz kadınların direncini kıracak mutlaka bir torbaya dolmayacak ,sesi çıkması gereken dernekler yine iki kelam edip kürsülerden ses edip birdahaki 8 Mart a kadar susacağız ..Herzaman ki gibi bir dahaki 8 Mart lara..
Ben yinede bu 8 Mart da hayatını kaybeden emekçi kadınlarımızın ruhu şad olsun ..diyorum ..inşallah onları sevgi ve saygı sonsuz rahmetle anıyorum..Nur içinde yatsinlar ..Ruhları şad olsun ????????
- s.
- 1

























