
Eyfel525@hotmail.com
YAZMAK YA DA YAZAMAMAK İŞTE TAM BURASI
07 Nisan 2026 00:37:49
YAZMAK YADA YAZAMAMAK İŞTE TAM BURASI
Bizim işimiz sizleri doğru bilgilendirmek.
Yeri geldiğinde cesurca yazabilmek.
Hataları görüp kaleme dökebilmek.
Eğri her yerde eğridir.
Doğru ise her yerde doğrudur.
Ben kişilik ve karekter olarak lafı ve düşüncemi dolandırmadan kaleme dökerim.
Hatası olan, hahu ile zamanı geçiren, görevini tam anlamıyla yapmayan, ve görev ihmalinin yüzünden acılara sebep olan kişi-kişileri yazmaktır benim görevim.
Bana bazı okurlarım iş öğretmeye kalkıyor.
Zamanında gidip neden bakmadın, neden yazmadın diye?
Benim işim Alaplı ilçenin bütün köylerini dolaşıp aksayanları bulmak değil ki.
Biizim işimiz aksayan zamanında yapılmayan işler için eğer bir acı yaşanıyorsa bunu ortaya çıkarmak.
Bazı okurlarımın, sırf dostluk, samimiyet ilişkileri ve bazı kişisel işler için görevini yapmayanları değilde, direk bana yorum yapmaya çalışmalarına artık alıştım.
Ve aslında gazeteci yaptığı habere, köşeye değme ile yoruma cevap vermez.
İşte düğüm burada kilitleniyor.
Biz cevap vermediğimiz de kendini haklı sanan bir tür ortaya çıkmaya başladı.
Ben aslında bunlara cevap yazmaya mecbur hissediyorum kendimi.
Bir okurum bana diyor ki " Seni tebrik ederim, köşe yazın için, Muhtar köyün çobanıdır. Her işi bilmesi onun görevidir" Dedi.
Buradan 10 yıl önce çakıl alınmış, orada bir derin boşluk oluşmuş.
Muhtarın haberi olmadan buradan çakıl almak imkansız ötesi.
Görmedim deme lüksü yok.
Devlet sana neden maaş veriyor?
Neden SSK nı ödüyor?
Yan gelip yat diye değil.
Köyünde dolaş milletle ilgilen, sorun varsa çözebiliyorsan çöz, çözemiyorsan üst makamlara ulaştır diye.
Aman muhtara bir şey olmasın mantığı ile devam ettikçe, görevdeki sorumluluklar da böyle suiistimale uğrar.
Biz buna dikkat çekiyoruz.
Neymiş efendim 10 yıl önce çakıl alanlara devlet neden müsade etmiş.
Kardeş muhtarın tapulu alandan çakıl alanı bir kere uyarmış mı?
Yada üst makamlara burada bir yanlış var diye bilgi vermiş mi?
En kolayı bana yorum yapıp, işin asıl müşebbibini örtbas etmek.
Bu kafa ile nereye kadar gideceğiz.
Bu konu ile ilgili bir anımıda sizlerle paylaşmak istiyorum.
Canlı şahidim Eski Mollabey muhtarı Erol abim, Mollabey'de bir hadise olmuştu, istese abim kapatabilirdi.
Ben abime direk şunu demiştim.
Abi bu konuda destekçi olursan faile, beni direk karşında bulursun demiştim.
Sırf bu yüzden seçim zamanı bu işle ilgili propoganda yapıldı. Abim seçimi kaybetti.
Abim seçimi kaybetti ama, ADAM olarak dik durdu.
Öz abime bile "karşında olurum diyen ben",gerisini takar mı?
Bu tür işlerde samimiyet dürüstlük adamlık doğru olandan yanadır benim kitabımda.
Bakınız; Çamlıbel altında zamanında AYTEK kurulmasın diye mücadele eden kim varsa. Burada çöp ayrıştırma tesisi kurdurmak için mücadele etmişti. Bu alanda kokudan geçilmeyecekti.
Bunları kimse yazmadı. Yazamadı. Ne pazarlıklar döndüğünü yüzdelik hesapların bile yapıldığını duyduk. Peki bunu sizler duydunuz mu?
Bu işlerde, kapalı kapılar ardından neler döndüğünü çok iyi biliyorum. Ve bir iki kişinin rantı için çöp depolama alanı olacaktı bu alan.
Sevgili okurlarım; Sizlere sadece şunu yazmak isterim. Kimse göründüğü gibi değil. Ağzı başka, kalbi başka konuşuyor bazı kişilerin. Ahbap çavuş ilişkilerine ise karnımız toktur. EYVALLAH.
Gürol Öztürk


















