Yavuzyılmaz uyardı: “Eşel Mobilde limit kalmadı, zam fırtınası için kanun teklifime destek verin!”
  Kandilli Tepesi'ne Yıkım Kararı, Ereğli Halkı'nın tepkisine yol açtı!
  Genç Astsubay Mert Necati Günay kalbine yenik düştü
  Yavuzyılmaz'dan KYK isyanı
  Sertan Ocakçı'nın ani ölümü sevenlerini yasa boğdu
  Yavuzyılmaz, " Her şey ortaya çıktı "
  Zonguldakspor’un mağduriyeti giderilirse federasyonun samimiyetini göreceğiz.
  CHP İl Başkanı Devrim Dural'ın listesi dikkat çekiyor
  Mücadelemiz kazandı
  Namus sadece kadınlara yüklenmez, namusu olmayan erkekleri de görmeniz gerek.
20 Nisan 2026 Pazartesi
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler
  •  
    •  » GEZİ, TUR VE SEYAHAT
    •  » EĞİTİM
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAŞAM VE ÇEVRE
    •  » HABER ARA
    •  » BİLİM VE TEKNOLOJİ
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » SAĞLIK
  • YAZARLARIMIZ
  • GÜNDEM
  • SEKTÖR
  • TÜM HABERLER
  • SİYASET
  • SPOR
  • DÜNYA
  • DUYURU, İLAN, ANMA VE KUTLAMA
Küresel Deniz Ticaretinin Jeopolitik Anatomisi: Kanallar, Boğazlar ve Kutup Rotasında Egemenlik Mücadelesi
of.ozankaya@isnet.net.tr

Küresel Deniz Ticaretinin Jeopolitik Anatomisi: Kanallar, Boğazlar ve Kutup Rotasında Egemenlik Mücadelesi
19 Nisan 2026 13:51:10

Yazar : Sefa YÜRÜKEL

  • Whatsapp ta Paylaş
Küresel Deniz Ticaretinin Jeopolitik Anatomisi: Kanallar, Boğazlar ve Kutup Rotasında Egemenlik Mücadelesi

Küresel Deniz Ticaretinin Jeopolitik Anatomisi: Kanallar, Boğazlar ve Kutup Rotasında Egemenlik Mücadelesi

Sefa Yürükel yazdı;

Dünya ekonomisi, coğrafyanın dayattığı zorunlu geçiş koridorları etrafında şekillenmiş dev bir dolaşım sistemidir. Uluslararası ticaret hacminin yaklaşık yüzde sekseninin deniz yoluyla taşındığı ve küresel enerji arzının büyük oranda tanker trafiğine bağımlı olduğu bir çağda, belirli su yolları sıradan birer coğrafi oluşum olmanın çok ötesine geçmiştir. Bu koridorlar, kontrol eden devletlere yalnızca ekonomik rant değil, aynı zamanda küresel siyasette orantısız bir pazarlık gücü ve stratejik derinlik kazandırmaktadır. Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin omurgasını oluşturan Malakka Boğazı ve Süveyş Kanalı'ndan, Akdeniz'in giriş kapısı Cebelitarık'a, Karadeniz'in nefes borusu Türk Boğazları'na, Kızıldeniz'in güney kilidi Babülmendep'e ve iklim krizinin ortaya çıkardığı yeni rekabet sahası Kuzey Deniz Rotası'na kadar uzanan bu koridorlar, büyük güçler arasındaki donanma konuşlandırmalarının, hukuki ihtilafların ve vekalet savaşlarının merkezinde yer almaktadır.

Hint-Pasifik'in Kılcal Damarı ve Malakka İkilemi

Güneydoğu Asya deniz coğrafyasının en kritik arteri olan Malakka Boğazı, Hint Okyanusu ile Güney Çin Denizi arasındaki en ekonomik rotayı teşkil etmektedir. Endonezya, Malezya ve Singapur'un kıyıdaş olduğu bu su yolu, özellikle Kuzeydoğu Asya ekonomilerinin Orta Doğu ve Afrika ile olan tedarik zincirinin bel kemiğidir. Dünya üzerinde taşınan ham petrolün ve sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) kayda değer bir bölümü bu dar geçitten transit geçmektedir. Boğazın Singapur açıklarındaki Phillips Kanalı'nda birleşen kısmı, yılda yüz bini aşkın geminin geçiş yaptığı dünyanın en yoğun deniz trafiğine sahne olmaktadır.

Bu bölgedeki jeopolitik gerilim, büyük ölçüde Çin Halk Cumhuriyeti'nin enerji arz güvenliğine dair varoluşsal kaygısı etrafında dönmektedir. Çin'in enerji ithalatının ezici çoğunluğunun Malakka Boğazı üzerinden gelmesi, Pekin yönetimi nezdinde bir kırılganlık unsuru olarak tanımlanmakta ve bu durum strateji literatürüne "Malakka İkilemi" olarak geçmiş bulunmaktadır. Olası bir askeri çatışma veya bölgesel istikrarsızlık senaryosunda, ABD Donanması'nın veya Hint Donanması'nın bu geçişi aksatma kapasitesine sahip olması, Çin'in dış politika ve altyapı yatırımlarını doğrudan şekillendirmektedir. Bu bağımlılığı azaltmak maksadıyla Çin, Myanmar'daki Kyaukpyu Limanı'ndan Yunnan eyaletine uzanan petrol ve doğalgaz boru hatlarını devreye sokmuş ve Tayland'ın güneyinde Kra Kanalı açılması fikrini stratejik bir opsiyon olarak canlı tutmaktadır. Bununla eş zamanlı olarak ABD'nin Singapur'daki lojistik varlığı ve Hindistan'ın Andaman ve Nikobar Adaları'ndaki askeri tahkimatı, Malakka'nın batı ve doğu girişlerini gözetleyen stratejik nöbet noktaları hüviyetindedir.

Amerika, Avrupa ve Asya Arasındaki Yapay Köprüler: Süveyş ve Panama Kanalları

İnsan eliyle inşa edilmiş iki dev mühendislik projesi olan Süveyş ve Panama Kanalları, küresel denizciliğin seyrini değiştiren müdahalelerdir. Mısır topraklarında yer alan Süveyş Kanalı, Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Asya-Avrupa deniz rotasını Afrika'nın güney ucu Ümit Burnu'na kıyasla yaklaşık yedi bin kilometre kısaltmaktadır. Küresel konteyner trafiğinin yaklaşık yüzde on ikisi ile günlük petrol sevkiyatının mühim bir kısmı bu güzergâhtan akmaktadır. Kanalın stratejik ehemmiyeti, yalnızca Mısır ekonomisine sağladığı milyarlarca dolarlık döviz geliriyle sınırlı değildir; burası aynı zamanda Akdeniz'e kıyısı olmayan Rusya, Çin ve Hindistan gibi güçler için de hayati bir çıkar alanıdır. Bilhassa kanalın güney girişindeki Babülmendep Boğazı'nın Yemen'deki iç savaş kaynaklı asimetrik tehditlere açık olması, Süveyş güvenliğinin aslında Mısır sınırlarından binlerce mil uzakta başladığı gerçeğini gözler önüne sermektedir.

Benzer bir stratejik işlevi Batı Yarımküre'de Panama Kanalı üstlenmektedir. Orta Amerika'nın en dar kara parçasını keserek Büyük Okyanus'u Atlantik Okyanusu'na bağlayan bu su yolu, özellikle ABD'nin Doğu Yakası limanları ile Asya arasındaki ticaret ve Güney Amerika'nın batı sahillerinden yapılan emtia ihracatı için vazgeçilmezdir. ABD'nin 1999 yılında kanalın egemenlik haklarını Panama'ya tamamen devretmesinin ardından bölgede oluşan jeopolitik boşluk, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki liman yatırımları ve altyapı projeleriyle doldurulmuştur. Çin merkezli şirketlerin kanal çevresindeki liman işletme imtiyazları, Washington'da "arka bahçede Çin nüfuzu" tartışmalarını alevlendirmektedir. Buna ilaveten, Panama'daki Gatun Gölü'nü besleyen yağış rejimindeki düzensizlikler nedeniyle kanalın operasyonel kapasitesinde yaşanan düşüş, Meksika'daki Tehuantepec Kıstağı Demiryolu veya Nikaragua'da gündeme gelen kanal projeleri gibi alternatif güzergâh arayışlarını hızlandırmaktadır.

Enerji Arzının Kızgın Nöbetçisi: Hürmüz Boğazı

Basra Körfezi'ni Hint Okyanusu'na bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya enerji piyasalarının istikrarı açısından rakipsiz bir konuma sahiptir. İran ile Umman arasında kalan ve en dar noktasında genişliği yaklaşık otuz üç kilometreye kadar inen bu koridor, küresel ölçekte deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık üçte biri ile sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin önemli bir kısmına ev sahipliği yapmaktadır. Boğazın jeopolitiği, büyük ölçüde İran İslam Cumhuriyeti ile Batılı güçler ve Sünni Arap monarşileri arasındaki bölgesel rekabet tarafından şekillendirilmektedir. İran'ın nükleer programına yönelik yaptırım baskısı arttığında Tahran yönetiminin ilk başvurduğu caydırıcılık enstrümanı, boğaz trafiğini aksatma tehdidi olmaktadır. Devrim Muhafızları'na bağlı süratli hücum botları, kıyı bataryaları ve mayınlama kapasitesi, boğazın fiilen kapatılamasa dahi ciddi bir risk primi doğuracak şekilde istikrarsızlaştırılabileceğini göstermektedir. ABD'nin Beşinci Filosu'nun Bahreyn'deki daimi varlığı ve bölgeye yönelik ilave askeri sevkiyatlar, bu dar su yolunun küresel enflasyon ve resesyon dinamikleri üzerindeki tahakkümünün askeri boyuttaki yansımasıdır.

Kızıldeniz'in Güney Kilidi: Babülmendep Boğazı ve Yemen Jeopolitiği

Arap Yarımadası'nın güneybatı ucunda Yemen ile Afrika Boynuzu'ndaki Cibuti ve Eritre arasında yer alan Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne ve oradan Hint Okyanusu'na bağlayan stratejik bir deniz geçididir. Arapça'da "Gözyaşı Kapısı" anlamına gelen bu dar su yolu, ismini tarih boyunca seyrüseferin zorluğundan ve bölgedeki çalkantılı siyasi iklimden almaktadır. En dar noktasında genişliği yaklaşık yirmi dokuz kilometre olan boğaz, Perim Adası tarafından iki ayrı kanala bölünmektedir. Babülmendep, Süveyş Kanalı'ndan geçen tüm gemilerin zorunlu olarak kullandığı bir güzergâh olması hasebiyle, Akdeniz-Hint Okyanusu bağlantısının güneydeki tamamlayıcı unsurudur ve stratejik değeri Süveyş Kanalı ile doğrudan bağlantılıdır.

Ticari açıdan Babülmendep, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde altı ila sekizi ile Avrupa ve Asya arasındaki konteyner trafiğinin mühim bir kısmına geçit vermektedir. Özellikle Basra Körfezi'nden Avrupa'ya ve Kuzey Amerika'ya giden petrol tankerleri için Süveyş Kanalı'na ulaşmanın yegâne kapısıdır. Bunun yanı sıra Çin'in Afrika Boynuzu'ndaki yatırımları ve Cibuti'de kurduğu ilk deniz aşırı askeri üs, Babülmendep'in güvenliğinin Pekin için ne denli hayati olduğunu kanıtlamaktadır. Boğazın kapanması durumunda tankerler ve konteyner gemileri Afrika'nın güneyinden Ümit Burnu'nu dolaşmak zorunda kalmakta, bu da navlun maliyetlerini katlanarak artırmakta ve teslimat sürelerine haftalar eklemektedir.

Babülmendep'teki güç mücadelesi, büyük ölçüde Yemen'de 2014 yılından bu yana süren iç savaşın ve bölgesel vekalet rekabetinin gölgesinde şekillenmektedir. İran destekli Husilerin Yemen'in kuzeybatı kıyı şeridini ve başkent Sana'yı kontrol etmesi, boğazın güvenliğini doğrudan tehdit eden bir asimetrik risk yaratmıştır. Husilerin elindeki balistik füzeler, seyir füzeleri, deniz mayınları ve insansız hava araçları (İHA) ile insansız deniz araçları (İDA), boğazdan geçen ticari gemiler ve savaş gemileri için sürekli bir tehdit oluşturmaktadır. Ekim 2023'te başlayan Gazze Savaşı'nın ardından Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep'teki ticari gemilere yönelik saldırılarını dramatik biçimde artırması, boğazın küresel ticaret için taşıdığı sistemik riski gözler önüne sermiştir. Bu saldırılar neticesinde birçok büyük denizcilik şirketi Kızıldeniz rotasını askıya alarak gemilerini Ümit Burnu'na yönlendirmiş, bu durum küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara ve navlun fiyatlarında keskin yükselişlere yol açmıştır.

Bu tehdide karşı ABD öncülüğünde oluşturulan "Refah Muhafızı Operasyonu" ve Avrupa Birliği'nin "Aspides Operasyonu", Babülmendep ve Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisini korumayı hedefleyen çok uluslu deniz görev güçleridir. Bölgede Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderliğindeki Arap Koalisyonu da Yemen'deki askeri varlığıyla boğazın güvenliğine katkıda bulunmaya çalışmaktadır. Afrika yakasında ise Cibuti'de konuşlu ABD, Fransa, Japonya, İtalya ve Çin'e ait askeri üsler, Babülmendep'i dünyada üzerinde en fazla yabancı askeri üs bulunan su yollarından biri haline getirmiştir. Çin'in Cibuti'deki askeri varlığı, Hint Okyanusu'ndaki deniz iletişim hatlarını koruma stratejisinin bir parçası olarak Babülmendep'i de kapsamakta ve Pekin'in bölgedeki stratejik ayak izini artırmaktadır. Tüm bu dinamikler, Babülmendep'in yalnızca bir deniz geçidi değil, aynı zamanda Orta Doğu, Afrika Boynuzu ve Hint Okyanusu'ndaki güç projeksiyonunun kesişim noktası olduğunu göstermektedir.

Akdeniz'in Batı Kilidi: Cebelitarık Boğazı

Avrupa kıtasının güneybatı ucunda, İspanya ile Fas arasında yer alan ve en dar noktasında yalnızca on dört kilometre genişliğe sahip olan Cebelitarık Boğazı, Akdeniz'i Atlas Okyanusu'na bağlayan tek doğal geçittir. Jeostratejik önemi, Akdeniz'e kıyıdaş olan veya bu denizi kullanmak zorunda olan tüm devletlerin deniz trafiğinin bu dar geçitte düğümlenmesinden kaynaklanmaktadır. Asya'dan Süveyş Kanalı yoluyla gelen ticaret gemileri ile Rusya'nın Karadeniz filosuna ait savaş gemileri için küresel okyanuslara açılan kapı burasıdır.

Cebelitarık'taki güç mücadelesi, tarihsel olarak İngiltere'nin deniz aşırı toprağı olan Cebelitarık Kayası üzerindeki egemenlik hakları etrafında şekillenmektedir. İspanya'nın sürekli olarak iadesini talep ettiği bu küçük yarımada, Birleşik Krallık için sadece prestij meselesi değil, aynı zamanda NATO'nun Akdeniz girişini kontrol eden bir ileri karakol işlevi görmektedir. Brexit sonrası dönemde Cebelitarık'ın statüsüne dair İspanya ile Birleşik Krallık arasındaki müzakereler, boğazın hukuki statüsüne dair belirsizlikleri yeniden gündeme taşımıştır. Bunun ötesinde, Fas'ın boğazın güney kıyısındaki Tanca-Med Limanı'nı Afrika'nın en büyük konteyner aktarma merkezi haline getirmesi ve Çin'in bu limana yönelik yatırım ilgisi, Cebelitarık'ı sadece Avrupa'nın değil, Çin'in Akdeniz stratejisinin de kilit taşlarından biri haline getirmiştir.

Montrö Rejimi ve Türk Boğazları'nın Benzersiz Statüsü

İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı'ndan oluşan Türk Boğazlar Sistemi, coğrafi konumu itibarıyla Karadeniz'e kıyısı olan devletlerin açık denizlere erişebildiği yegâne rotadır. Bu boğazları diğer stratejik su yollarından ayıran en temel husus, geçiş rejiminin uluslararası teamül hukuku veya genel bir konvansiyonla değil, münhasıran 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile düzenleniyor olmasıdır. Bu sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti'ne boğazlar üzerinde tam egemenlik hakkı tanımakta ve savaş gemilerinin geçişine tonaj, sınıf ve Karadeniz'de bulunma süresi bakımından ciddi kısıtlamalar getirmektedir.

Ticari açıdan bakıldığında, İstanbul Boğazı yılda yaklaşık kırk bin geminin geçiş yaptığı, dünyanın en riskli ve en dar doğal su yollarından biridir. Rusya ve Kazakistan başta olmak üzere Hazar Havzası'ndan çıkarılan petrol ve Karadeniz -Hazar havzasından çıkarılan tahılın dünya pazarlarına ulaştırılmasında kritik bir rol oynar. Jeopolitik açıdan ise Montrö Sözleşmesi, Karadeniz'in bir "NATO Gölü" haline gelmesini engelleyen en önemli hukuki settir. Kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemilerinin geçişine getirilen sınırlamalar, özellikle Rusya Federasyonu'nun Karadeniz'deki donanma üstünlüğünü ve güney kanadının güvenliğini sağlamaktadır. Ukrayna krizi bağlamında Türkiye'nin Montrö hükümlerini harfiyen uygulayarak boğazları savaşan tarafların savaş gemilerine kapatması, bu tarihi sözleşmenin günümüzdeki stratejik değerini bir kez daha kanıtlamıştır. Türk Boğazları'nı by-pass etmeyi hedefleyen Kanal İstanbul girişimi ise, Montrö rejiminin geleceği ve Karadeniz'deki askeri dengeler üzerine yoğun uluslararası tartışmalara yol açmaktadır.

Yeni Rekabet Sahası: Kuzey Deniz Rotası ve Arktik Jeopolitiği

Küresel ısınmanın somut bir neticesi olarak Arktik Okyanusu'ndaki buz tabakasının mevsimsel olarak çekilmesi, deniz ticareti ve güç mücadelesinde yepyeni bir cephe açmıştır: Kuzey Deniz Rotası. Rusya Federasyonu'nun kuzey kıyı şeridi boyunca uzanan ve Barents Denizi'nden Bering Boğazı'na kadar devam eden bu pasaj, Asya ile Avrupa arasındaki mesafeyi Süveyş Kanalı rotasına kıyasla yaklaşık yüzde kırk oranında kısaltma potansiyeline sahiptir. Şanghay'dan Rotterdam'a giden bir geminin bu rotayı kullanması halinde seyir süresi on günden fazla azalabilmektedir.

Kuzey Deniz Rotası'nın kendine has dinamikleri, onu klasik boğazlardan ve kanallardan ayırmaktadır. Burada mücadele, dar bir geçidin kapatılması değil, devasa bir coğrafyada seyir serbestisi ve altyapı tesis etme kapasitesi üzerinedir. Rusya, rotanın büyük bölümünün kendi münhasır ekonomik bölgesinden geçtiğini iddia ederek, burayı kullanmak isteyen gemilere buz kırıcı refakati zorunluluğu ve geçiş ücreti uygulaması getirmekte; rotayı "Ulusal Ulaşım Koridoru" olarak tanımlamaktadır. Buna karşılık ABD, Çin ve Avrupa Birliği, Kuzey Deniz Rotası'nın uluslararası hukuka göre "uluslararası boğaz" statüsünde olması ve serbest geçişe açık bulunması gerektiğini savunmaktadır. Çin'in "Kutup İpek Yolu" vizyonu kapsamında Rusya'nın Yamal LNG projelerine yaptığı büyük yatırımlar ve kendi nükleer buz kırıcı filosunu inşa etme çabaları, Arktik'in sadece Rusya'nın değil, aynı zamanda iki kutuplu yeni bir rekabetin sahnesi olacağına işaret etmektedir. Bu yeni rotanın uzun vadede Süveyş Kanalı üzerindeki trafik yükünü hafifletmesi ve küresel deniz ticaretinin ağırlık merkezini kuzeye kaydırması beklenmektedir.

Arz Güvenliğinden Sistemik Riske: Kapanma Maliyeti ve Alternatif Arayışları

Stratejik su yollarının küresel ekonomiye etkisi, yalnızca açık olduklarında sağladıkları verimlilikle değil, aynı zamanda aksadıkları anlarda ortaya çıkan sistemik şok dalgalarıyla ölçülmektedir. Süveyş Kanalı'nda Ever Given gemisinin karaya oturması sonucu tedarik zincirinin altı gün boyunca felç olması, küresel ticarette saat başına milyarlarca dolarlık zarar anlamına gelmiş ve "tam zamanında üretim" modelinin kırılganlığını gözler önüne sermiştir. Benzer şekilde Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz'deki güvenlik zafiyetleri nedeniyle gemilerin Ümit Burnu'na yönelmesi, navlun fiyatlarını astronomik seviyelere çıkarmakta ve Avrupa'daki enflasyonist baskıyı artırmaktadır.

Bu kırılganlık, devletleri ve büyük lojistik şirketlerini alternatif koridor arayışına itmektedir. Hazar Geçişli Orta Koridor, Irak üzerinden Akdeniz'e inmesi planlanan Kalkınma Yolu Projesi, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) ve İsrail-Hindistan-Arap Yarımadası bağlantıları, geleneksel deniz boğazlarına olan mutlak bağımlılığı azaltmayı hedefleyen mega projelerdir. Bu yeni güzergâhların her biri, coğrafi zorlukların yanı sıra bölgesel siyasi istikrarsızlıklar ve finansman sorunlarıyla karşı karşıya olsa da, bu arayışların kendisi dahi boğazlar jeopolitiğinin ne denli hayati olduğunu kanıtlamaktadır.

Jeopolitik Fay Hatlarının Denizdeki İzdüşümü

Dünya deniz ticaretinin üzerinde aktığı coğrafi kıstaslar, uluslararası ilişkilerin temel dinamiklerini belirleyen sabit parametreler olarak varlığını sürdürmektedir. İncelenen her bir su yolu, kendine özgü bir hukuki rejim, farklı bir tehdit algısı ve birbirine rakip devletlerin çakışan çıkarları ile tanımlanmaktadır. Malakka Boğazı'ndaki bağımlılık ilişkisi, Hürmüz'deki askeri yığınak, Babülmendep'teki vekalet savaşı ve asimetrik tehdit, Cebelitarık'taki sömürge mirası, Türk Boğazları'ndaki sözleşmesel istisna ve Kuzey Deniz Rotası'ndaki çevresel dönüşüm; küresel güç mücadelesinin farklı tonlarını yansıtmaktadır.

Küresel iklim değişikliğinin Kuzey Buz Denizi'ni yeni bir ticaret arteri olarak açması ve teknolojik gelişmelerin yeni lojistik koridorları mümkün kılması, önümüzdeki yıllarda jeopolitik rekabetin daha da yoğunlaşacağına işaret etmektedir. Babülmendep ve Kızıldeniz'de yaşanan son kriz, devlet dışı silahlı aktörlerin dahi küresel tedarik zincirlerini nasıl felç edebileceğini kanıtlamış ve deniz güvenliği paradigmasının yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda, deniz ticaret yolları üzerindeki kontrol mücadelesi, yalnızca donanmaların ateş gücüyle değil, aynı zamanda altyapı yatırımları, hukuki sözleşmelerin yorumlanması ve diplomatik angajman kapasitesiyle kazanılacak çok boyutlu bir satranç oyununa dönüşmüş durumdadır. Küresel ekonominin atardamarları olan bu dar geçitlerin açıklığını ve güvenliğini sağlamak, uluslararası toplumun müşterek sorumluluğu olarak öne çıkmakla birlikte, bu sorumluluğun nasıl paylaşılacağı sorusu, yirmi birinci yüzyılın en büyük siyasi meydan okumalarından biri olmaya devam edecektir.

Kaynakça

Aljefri, Y. M. (2021). The Geopolitics of the Bab el-Mandeb Strait: Maritime Security and Regional Competition. Journal of Arabian Studies, 11(2), 245-267.

Bekkevold, J. I., & Till, G. (Eds.). (2016). International Order at Sea: How it is challenged. How it is maintained. Palgrave Macmillan.

Blunden, M. (2016). Geopolitics and the Northern Sea Route. International Affairs, 88(1), 115-129.

Bueger, C., & Edmunds, T. (2021). Understanding Maritime Security. Oxford University Press.

Buszynski, L., & Roberts, C. B. (Eds.). (2015). The South China Sea and the Malacca Strait: Maritime Security in Southeast Asia. Routledge.

Cordner, L. (2020). Maritime Security Risks, Threats and Vulnerabilities in the Indian Ocean. Journal of the Indian Ocean Region, 16(3), 267-289.

Gürdeniz, C. (2018). Montrö: Türk Boğazları'nın Stratejik Önemi ve Montrö Sözleşmesi. Kırmızı Kedi Yayınevi.

International Maritime Organization (IMO). (2024). Reports on Security Incidents in the Red Sea and Gulf of Aden. IMO Maritime Safety Committee.

Kaplan, R. D. (2011). The Revenge of Geography: What the Map Tells Us About Coming Conflicts and the Battle Against Fate. Random House.

Kraska, J., & Pedrozo, R. (2013). International Maritime Security Law. Martinus Nijhoff Publishers.

Lanteigne, M. (2021). Chinese Foreign Policy: An Introduction (4th ed.). Routledge.

Mabon, S. (2022). The Struggle for the Red Sea: Saudi Arabia, Iran and the Geopolitics of the Bab el-Mandeb. Middle Eastern Studies, 58(4), 512-530.

Oğuz, Ş. (2020). Küresel Deniz Ticaretinde Stratejik Geçiş Noktaları ve Jeopolitik Riskler. Deniz Strateji Dergisi, 2(4), 45-78.

Østreng, W., Eger, K. M., Fløistad, B., Jørgensen-Dahl, A., Lothe, L., Mejlænder-Larsen, M., & Wergeland, T. (2013). Shipping in Arctic Waters: A comparison of the Northeast, Northwest and Trans Polar Passages. Springer Praxis Books.

U.S. Energy Information Administration (EIA). (2024). World Oil Transit Chokepoints. EIA Official Report.

Ünlü, N. (2021). Türk Boğazları'nda Geçiş Rejimi: Montrö Sözleşmesi ve Güncel Gelişmeler. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 79(3), 891-930.

Vertin, Z. (2019). Red Sea Rivalries: The Gulf States and the Horn of Africa. Brookings Institution Press.


Sefa Yürükel

Küresel Deniz Ticaretinin Jeopolitik Anatomisi: Kanallar, Boğazlar ve Kutup Rotasında Egemenlik Mücadelesi


https://www.turkishnews.com/2026/04/18/kuresel-deniz-ticaretinin-jeopolitik-anatomisi-kanallar-bogazlar-ve-kutup-rotasinda-egemenlik-mucadelesi/

 

  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış

 Diğer Yazıları


  • “Cumhuriyetin Valisi: Rozet Değil Karakter Taşıyan Devlet Adamı Üzerine Satirik Bir İnceleme”
    23-05-2025 | 20 : 51 05
  • Türkiye’de Siyasal Kriz ve Muhalefetin Stratejik Açmazı: CHP’ye Eleştirel Bir Yaklaşım
    23-05-2025 | 20 : 49 32
  • Nihat Genç olmak ya da olmamak: Türkiye’nin eşik noktasında bir kimlik meselesi
    12-06-2025 | 17 : 40 08
  • Ulus BAKER, bir dahi, yüce bir Türk filozof...
    17-05-2024 | 15 : 36 18
  • DÜNYA BEKTAŞİ DEVLETİ'Nİ KURARLARSA YANDI GÜLÜM KETEN HELVA
    23-09-2024 | 10 : 08 16
  • TÜRKİYE’DE HALK, ÇÖZÜM İÇİN KENDİ KENDİNİN DERMANI OLMALI VE DEVRİMCİLEŞMELİDİR
    03-01-2024 | 16 : 43 45
  • 29 EKİM VE 10 KASIM’DA ATATÜRK’Ü ANMAKLA ATATÜRKÇÜ OLUNMUYOR
    26-10-2024 | 16 : 10 49
  • Kuva-yi Milliyeciler'in "İNGİLİZ KEMAL'i '' vefat etti.
    18-07-2024 | 21 : 48 51
  • KENDİLERİNE “ATATÜRKÇÜYÜM” DİYEN KORKAKLAR.
    03-01-2024 | 16 : 40 40
  • MUHARREM AYI, MATEM VE MUHARREM ORUCUNUN ANADOLU ALEVİLİĞİNDEKİ YERİ
    26-06-2025 | 20 : 35 13
  • Tercih Milletindir! İkinci bir yol yoktur! Yol bellidir!
    10-01-2024 | 20 : 39 38
  • NE AKP NE CHP: TÜRK MİLLETİ ÜÇÜNCÜ VE MİLLİ BİR YOLA GİRMELİDİR!
    16-01-2024 | 16 : 25 46
Tüm Yazıları

 Köşe Yazarlarımız


  • Meryem Altunkaya
    BU ÜLKE GENÇLERİMİZİ SPORA YÖNLENDİRMEKTE GEÇ BİLE KALDI
  • Timuçin ÖZAT
    Devam etmekle kalmayacak, kötüleşecek!
  • Zeki BAŞTÜRK
    KORUYAMIYORUZ: BİR TOPLUMUN AYNAYA BAKMA ZAMANI
  • Aydın Yaylacıklılar
    KURUMSAL OPERASYONEL ÖZELLİKLER
  • Mustafa Uysal
    ANLATAMAZSIN VEFA'YI !
  • A.Baybars Göğez
    MUHALEFET VE İKTİDARDAKİ TÜM SİYASİ PARTİLERDEN ÖZÜR DİLERİM..))
  • Sefa YÜRÜKEL
    Küresel Deniz Ticaretinin Jeopolitik Anatomisi: Kanallar, Boğazlar ve Kutup Rotasında Egemenlik Mücadelesi
  • Uğur ÖZTÜRK
    Spor Bakanlığında Sarsıntı Büyüyor…
  • Gürol ÖZTÜRK
    YAZMAK YA DA YAZAMAMAK İŞTE TAM BURASI
  • Fahri Eryılmaz
    ADIN KADIN
  • Erdoğan KUTLU
    SEMT-İ MÜDAFAA
  • Efsun İsmail DEMİREL
    MİLLETVEKİLİMİZ SAFFET BOZKURT’A AÇIK MEKTUP
  • Önder ÖNER
    Sağlığımızın Belası Hava Kirliliği

 Çok Okunan Köşe Yazıları


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
  • Meryem Altunkaya
    Okullar yeniden güvenli, huzurlu ve umut veren yerler haline gelmelidir.
  • Meryem Altunkaya
    BU ÜLKE GENÇLERİMİZİ SPORA YÖNLENDİRMEKTE GEÇ BİLE KALDI
  • Zeki BAŞTÜRK
    BİR İÇ YOLCULUĞUN ROMANI: Mutluluğa Kaçta Gidiyoruz İsmail?
  • Sefa YÜRÜKEL
    Küresel Deniz Ticaretinin Jeopolitik Anatomisi: Kanallar, Boğazlar ve Kutup Rotasında Egemenlik Mücadelesi
  • Zeki BAŞTÜRK
    17 NİSAN: AYDINLANMANIN YAKILAN IŞIĞI
  • Meryem Altunkaya
    DÜNYA TİYATRO GÜNÜ -ATATÜRK VE TİYATRO
  • Meryem Altunkaya
    Bugünün Türkiye’sinin her yerinde EMEKLİLERİN izi var.
  • Zeki BAŞTÜRK
    GÖZLERİ GÖRMEDEN GÖREN OZAN AŞIK VEYSEL
  • A.Baybars Göğez
    Antalya’da yangın faciası
  • Zeki BAŞTÜRK
    KISA SÜREN SALTANAT
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler

© kdzereyli.com

İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
  •   Bilim ve Teknoloji
  •   Eğitim
  •   Videolu Haber
  •   Arşiv
  •   Video Galeri
  •   Haber Ara
  •   Tüm Makaleler
  •   Foto Galeri
  •   Günün Haberleri
  •   Üyelik
  •   Youtube