Yavuzyılmaz uyardı: “Eşel Mobilde limit kalmadı, zam fırtınası için kanun teklifime destek verin!”
  Kandilli Tepesi'ne Yıkım Kararı, Ereğli Halkı'nın tepkisine yol açtı!
  Genç Astsubay Mert Necati Günay kalbine yenik düştü
  Yavuzyılmaz'dan KYK isyanı
  Sertan Ocakçı'nın ani ölümü sevenlerini yasa boğdu
  Yavuzyılmaz, " Her şey ortaya çıktı "
  Zonguldakspor’un mağduriyeti giderilirse federasyonun samimiyetini göreceğiz.
  CHP İl Başkanı Devrim Dural'ın listesi dikkat çekiyor
  Mücadelemiz kazandı
  Namus sadece kadınlara yüklenmez, namusu olmayan erkekleri de görmeniz gerek.
21 Nisan 2026 Salı
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler
  •  
    •  » GEZİ, TUR VE SEYAHAT
    •  » EĞİTİM
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAŞAM VE ÇEVRE
    •  » HABER ARA
    •  » BİLİM VE TEKNOLOJİ
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » SAĞLIK
  • YAZARLARIMIZ
  • GÜNDEM
  • SEKTÖR
  • TÜM HABERLER
  • SİYASET
  • SPOR
  • DÜNYA
  • DUYURU, İLAN, ANMA VE KUTLAMA
17 NİSAN: AYDINLANMANIN YAKILAN IŞIĞI
zekibasturk57@gmail.com

17 NİSAN: AYDINLANMANIN YAKILAN IŞIĞI
17 Nisan 2026 21:34:38

Yazar : Zeki BAŞTÜRK
Yazar
  • Whatsapp ta Paylaş
17 NİSAN: AYDINLANMANIN YAKILAN IŞIĞI

17 NİSAN: AYDINLANMANIN YAKILAN IŞIĞI

17 Nisan… Sıradan bir tarih değildir. Bu toprakların karanlığa karşı yaktığı en güçlü meşalelerden birinin, Köy Enstitüleri’nin doğum günüdür. Bu nedenle yalnızca bir kuruluş yıl dönümü değil; bir aydınlanma atılımımın, bir eğitim devriminin bayramıdır.

Köy Enstitüleri, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük sorunlarından birine çözüm arayışıyla doğdu: Bilgisizlik ve karanlık. Nüfusun büyük çoğunluğunun köylerde yaşadığı, okuma yazma oranının son derece düşük olduğu bir ülkede, eğitim yalnızca kentlerin ayrıcalığı olmaktan çıkarılmalıydı. Bu düşüncenin öncüleri olan Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç, eğitim ile üretimi birleştiren, insanı sadece bilen değil aynı zamanda üreten bir varlık olarak yetiştiren özgün bir model ortaya koydular.

Köy Enstitüleri’nin kuruluş felsefesi yalındı ama devrimciydi: “İş içinde, iş için, iş aracılığıyla eğitim.” Öğrenciler yalnızca kitaplardan öğrenmiyor; tarlada çalışıyor, derslik, yemekhane, yatakhanelerini kendileri  yapıyor, sanatla uğraşıyor, müzik yapıyor, tartışıyor ve sorguluyordu. Eğitim, yaşamın  ta kendisi olmuştu.

Bu okullarda yetişen çocuklar, yalnızca öğretmen değil; aynı zamanda birer aydın, birer öncü olarak köylerine dönüyorlardı. Bu aydınlanma kuşağı, yalnızca köylerde eğitim vermekle kalmadı; kalemleriyle de Anadolu’nun sesini duyurdu. Mahmut Makal, köy gerçekliğini yalın ve çarpıcı bir dille anlattığı yapılarıyla  bir döneme damga vurdu. Fakir Baykurt, emekçi insanın mücadelesini yazılımızın merkezine taşıdı. Talip Apaydın ve Mehmet Başaran, köy yaşamını, insanın doğayla ve toplumla ilişkisini derinlikli bir biçimde işledi. Pakize Türkoğlu ise bu kurumların ruhunu ve tanıklığını gelecek kuşaklara aktardı. Osman Şahin de Anadolu insanını ve doğasını anlatan güçlü öyküleriyle bu geleneğin izini sürdü.

Bu aydınlanma mirası, yalnızca belli kişilerle sınırlı kalmadı; Anadolu’nun farklı köşelerinde yeni kalemler, yeni sesler doğurdu. Bursa’dan yetişen Nadir Gezer ve Lemanser Sükan gibi eğitimci yazarlar  da bu damarın izini taşıyan, halktan beslenen ve toplumsal duyarlılığı kalemlerine yansıtan önemli örnekler arasında yer aldı. Onların yazdıkları da, Köy Enstitüleri’nin açtığı yolun ne denli kalıcı ve geniş etkili olduğunu gösterir.

Enstitülerdeki eğitim uygulamaları, ezbere dayalı sistemin tam karşısında duruyordu. Bir yandan matematik, edebiyat, tarih öğrenen öğrenciler; diğer yandan tarım tekniklerini, marangozluğu, demirciliği öğreniyordu. Kendi okullarını kendileri kuruyor, kendi üretimlerini yapıyorlardı. Böylece hem özgüven kazanıyor hem de üretimin değerini kavrıyorlardı. Sanat ise bu eğitimin ayrılmaz bir parçasıydı; mandolin sesleri eşliğinde söylenen  halk türküleri , oynanan halk oyunları, yazılan ve okunan  şiirler, bu kurumların ruhunu besliyordu.

Bu okullardan yetişen gençler, yalnızca bilgi taşıyan bireyler değildi. Onlar, köylerine döndüklerinde birer değişim öncüsü oldular. Okuma yazma öğrettiler, çağdaş  tarım yöntemlerini anlattılar, halkı bilinçlendirdiler. Bir anlamda Anadolu’nun en ücra köşelerinde bir aydınlanma eylemi  başlattılar. Karanlığa karşı yakılan bu ışık, kısa sürede geniş bir coğrafyaya yayıldı.

Ancak her aydınlanma atılımı gibi, bu da dirençle karşılaştı. Köy Enstitüleri’nin özgür düşünceyi özendiren yapısı, sorgulayan bireyler yetiştirmesi ve eşitlikçi yaklaşımı kimi  çevreleri rahatsız etti. Zamanla bu kurumlar hedef hâline getirildi ve 1950’li yıllarda kapatıldı.

Kapanış, yalnızca okulların kapısına vurulan bir kilit değildi; aynı zamanda bir eğitim felsefesinin, bir toplumsal dönüşüm umudunun kesintiye uğramasıydı. Enstitülerin kapatılmasının ardından, köy ile kent arasındaki eğitim uçurumu yeniden derinleşti. Üreten, sorgulayan, çok yönlü bireyler yetiştirme hedefi yerini daha dar kalıplara bıraktı.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, Köy Enstitüleri’nin yalnızca bir eğitim modeli olmadığını daha iyi anlıyoruz. O, bir toplumun kendi kaderini değiştirme iradesiydi. Bilginin, emeğin ve sanatın birleştiği bir aydınlanma projesiydi.

17 Nisan bu yüzden bir anma günü değil, bir anımsama ve yeniden düşünme günüdür. 17 Nisan , bir eğitim bayramıdır. Bayramlar, nasıl coşkuyla kutlanıyorsa bu gün de aynı coşkuyla kutlanmalıdır. Ulusal bir bayram günüdür bu gün. Bilgisizliğin, karanlığın yenildiği bir gündür.

Eğitim nasıl olmalı? İnsan nasıl yetiştirilmeli? Bir ülkenin geleceği hangi temeller üzerine kurulmalı? Bu soruların  yanıtı, o aydınlanma kuşağının hem toprağa hem söze bıraktığı izlerde saklıdır. Çünkü onlar yalnızca köyleri değil, Türkiye’nin düşünce dünyasını da aydınlattılar.

Sonsuzluğa göçenleri özlem ve saygıyla anıyor, ayakta kalanlara sağlıklı yaşamlar diliyorum.  Eğitim bayramımız kutlu olsun.

Zeki BAŞTÜRK

  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış

 Diğer Yazıları


  • YÜZÜMÜZÜ GENÇLER GÜLDÜRECEK
    26-05-2025 | 15 : 05 08
  • TARİH, DOĞA, KÜLTÜR GEZİSİ
    25-05-2025 | 19 : 12 16
  • Dalgalar Neden Hep Karşı Kıyıları Vurur?
    29-05-2025 | 16 : 07 44
  • Bayramın anlamı ve toplumsal yaşamdaki yeri
    05-06-2025 | 21 : 21 36
  • YEŞİLÇAM VE KOZA'NIN DANSI SERGİSİ
    04-06-2025 | 17 : 15 10
  • UÇABİLDİĞİN KADAR
    12-06-2025 | 17 : 32 52
  • BİR KALBİN HİKAYESİ
    13-06-2025 | 20 : 18 42
  • BİR EĞİTİMCİ'NİN YOLCULUĞU
    13-06-2025 | 20 : 19 34
  • Güneş balçıkla sıvanmaz.
    06-04-2025 | 12 : 37 20
  • BURSA'NIN FETHİ TEMALI RESİM SERGİSİ
    14-04-2025 | 20 : 15 01
  • BUGÜNÜN KÜÇÜĞÜ, YARININ BÜYÜĞÜ ÇOCUKLAR
    23-01-2025 | 18 : 50 37
  • TERÖRE KURBAN EDİLEN MÜHENDİS ZAHİDE GÜÇLÜ EKİCİ
    24-10-2024 | 19 : 16 46
Tüm Yazıları

 Köşe Yazarlarımız


  • Meryem Altunkaya
    BU ÜLKE GENÇLERİMİZİ SPORA YÖNLENDİRMEKTE GEÇ BİLE KALDI
  • Timuçin ÖZAT
    Devam etmekle kalmayacak, kötüleşecek!
  • Zeki BAŞTÜRK
    KORUYAMIYORUZ: BİR TOPLUMUN AYNAYA BAKMA ZAMANI
  • Aydın Yaylacıklılar
    KURUMSAL OPERASYONEL ÖZELLİKLER
  • Mustafa Uysal
    ANLATAMAZSIN VEFA'YI !
  • A.Baybars Göğez
    MUHALEFET VE İKTİDARDAKİ TÜM SİYASİ PARTİLERDEN ÖZÜR DİLERİM..))
  • Sefa YÜRÜKEL
    Küresel Deniz Ticaretinin Jeopolitik Anatomisi: Kanallar, Boğazlar ve Kutup Rotasında Egemenlik Mücadelesi
  • Uğur ÖZTÜRK
    Spor Bakanlığında Sarsıntı Büyüyor…
  • Gürol ÖZTÜRK
    YAZMAK YA DA YAZAMAMAK İŞTE TAM BURASI
  • Fahri Eryılmaz
    ADIN KADIN
  • Erdoğan KUTLU
    SEMT-İ MÜDAFAA
  • Efsun İsmail DEMİREL
    MİLLETVEKİLİMİZ SAFFET BOZKURT’A AÇIK MEKTUP
  • Önder ÖNER
    Sağlığımızın Belası Hava Kirliliği

 Çok Okunan Köşe Yazıları


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
  • Meryem Altunkaya
    BU ÜLKE GENÇLERİMİZİ SPORA YÖNLENDİRMEKTE GEÇ BİLE KALDI
  • Meryem Altunkaya
    Okullar yeniden güvenli, huzurlu ve umut veren yerler haline gelmelidir.
  • Sefa YÜRÜKEL
    Küresel Deniz Ticaretinin Jeopolitik Anatomisi: Kanallar, Boğazlar ve Kutup Rotasında Egemenlik Mücadelesi
  • Zeki BAŞTÜRK
    BİR İÇ YOLCULUĞUN ROMANI: Mutluluğa Kaçta Gidiyoruz İsmail?
  • Uğur ÖZTÜRK
    Spor Bakanlığında Sarsıntı Büyüyor…
  • Meryem Altunkaya
    DÜNYA TİYATRO GÜNÜ -ATATÜRK VE TİYATRO
  • Meryem Altunkaya
    Bugünün Türkiye’sinin her yerinde EMEKLİLERİN izi var.
  • Meryem Altunkaya
    BU ÜLKE GENÇLERİMİZİ SPORA YÖNLENDİRMEKTE GEÇ BİLE KALDI
  • Zeki BAŞTÜRK
    KISA SÜREN SALTANAT
  • Zeki BAŞTÜRK
    SESSİZLİĞİ KIR Sessiz kalmak, şiddeti büyütür.
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler

© kdzereyli.com

İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
  •   Bilim ve Teknoloji
  •   Eğitim
  •   Videolu Haber
  •   Arşiv
  •   Video Galeri
  •   Haber Ara
  •   Tüm Makaleler
  •   Foto Galeri
  •   Günün Haberleri
  •   Üyelik
  •   Youtube