
Türk Spor bütçesi büyüyor, Peki sporumuzda aynı oranda büyüyüp gelişiyor ki?...
11 Mayis 2026 10:49:21
GUİNNESS DÜNYA REKORTMENİ
Türk Spor bütçesi büyüyor, Peki sporumuzda aynı oranda büyüyüp gelişiyor ki?...
2026 yılı için Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi yaklaşık 300 milyar 302 milyon TL olarak açıklanmıştı.
Peki, bu bütçenin ne kadarı doğrudan spora ayrılıyor?
Bakanlık sunumuna göre dağılım şu şekilde;
???? Yükseköğretim hizmetleri
(KYK yurtları, burslar, krediler, barınma ve beslenme hizmetleri):
236 milyar TL
???? Sporun geliştirilmesi:
45 milyar TL
???? Gençlik hizmetleri:
14 milyar TL
???? Yönetim ve destek programları: Yaklaşık 5 milyar TL
???? Bağımlılıkla mücadele programları: 59 milyon TL
Şimdi, burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Toplam bütçe 300 milyar TL’nin üzerinde görünse de, doğrudan “sporun geliştirilmesi” için ayrılan pay yaklaşık 45 milyar TL yani dolar bazında 993 milyon dolar.
Bakanlık bütçesinin büyük bölümü spor yatırımlarından çok yükseköğretim yurt, burs ve kredi hizmetlerine, personel giderlerine harcaniyor. Dolayısıyla kamuoyunda sıkça dile getirilen “spor bütçesi büyüyor” söylemini değerlendirirken asagidaki sorulara odaklanmamiz gerekiyor.
Bu bütçenin ne kadarı gerçekten;
????Altyapı sporuna,
????Okul sporlarına,
????Antrenör eğitimine,
????Olimpik hazırlığa,
????Spor bilimlerine,
????Yetenek taramalarına,
????Toplumsal fiziksel aktiviteyi artırmaya,
????Çocukların hareket kültürünü geliştirmeye ayrılıyor?
Çünkü, bugün Türkiye’de spor harcamalarının önemli bölümü hala “madalya odaklı” yapılıyor.
Elde edilen verilere ve uygulamalara baktığımızda, spor bütçelerinin yaklaşık yüzde 70’inin elit spor ve madalya hedefli organizasyonlara, yüzde 30’unun ise diğer alanlara yöneldiğini görüyoruz.
Yani, biz sporu büyük ölçüde madalya üzerinden konuşuyoruz. Oysa dünyada başarılı spor ülkeleri önce halk sporunu, okul sporunu ve altyapıyı geliştiriyor. Ardından yüksek performans sporunu inşa ediyor. Çünkü, hareket etmeyen bir toplumdan sürdürülebilir spor başarısı çıkmaz.
Bugün Türkiye’nin sporda temel problemi yalnızca olimpiyat madalyası eksikliği değildir. Asıl problem hareket kültürü eksikliği, fiziksel uygunluk sorunu ve sürdürülebilir spor sistemi oluşturamamaktır.
Avrupa’nın en obez toplumu haline gelen bir ülkede, spor bütçesinin gerçekten ne kadarının toplumu hareket ettirmeye hizmet ettiğini hep beraber sorgulamak zorundayız. Çünkü, spor bakanlığının temel görevi yalnızca tesis yapmak ya da madalya kazanmak değildir. Asıl mesele toplumun ne kadarının düzenli fiziksel aktiviteye katıldığını artırabilmektir.
Bakınız size çarpıcı bir veri vereyim, Avrupa ülkeleri arasında haftada en az bir saat düzenli fiziksel aktiviteye katılım oranında Türkiye yüzde 8,2 ile son sırada yer alıyor. Yani, merkezi bütçeden spora önemli kaynak ayıran ülkelerden en iyisi olmamıza rağmen, toplumun spora katılımında Avrupa’nın en gerisindeyiz.
İşte tam da burada sevgili yöneticilerimize şöyle bir soru sormamız gerekiyor...
Sevgili yöneticilerimiz; Artık, Türk sporunda hamasi söylemleri bir kenara bırakarak, sporumuzun saha gerçekleriyle yüzleşmenin vakti gelmedi mi? Çünkü dünyada, spor dediğimiz alan aktivitesi, yalnızca kürsüde kazanılan madalyalarla değil, sokakta yürüyen, parkta koşan, okulda hareket eden sağlıklı bir toplumla büyüyor.
" Kalın Sağlıcakla"
UĞUR ÖZTÜRK

























