Genel Başkan Şengül, "Yıllarca çalıştık, sefalete mahkum edildik!"
  Yavuzyılmaz uyardı: “Eşel Mobilde limit kalmadı, zam fırtınası için kanun teklifime destek verin!”
  Kandilli Tepesi'ne Yıkım Kararı, Ereğli Halkı'nın tepkisine yol açtı!
  Genç Astsubay Mert Necati Günay kalbine yenik düştü
  Yavuzyılmaz'dan KYK isyanı
  Sertan Ocakçı'nın ani ölümü sevenlerini yasa boğdu
  Yavuzyılmaz, " Her şey ortaya çıktı "
  Zonguldakspor’un mağduriyeti giderilirse federasyonun samimiyetini göreceğiz.
  CHP İl Başkanı Devrim Dural'ın listesi dikkat çekiyor
  Mücadelemiz kazandı
31 Ağustos 2026 Pazartesi
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler
  •  
    •  » GEZİ, TUR VE SEYAHAT
    •  » EĞİTİM
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAŞAM VE ÇEVRE
    •  » HABER ARA
    •  » BİLİM VE TEKNOLOJİ
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » SAĞLIK
  • YAZARLARIMIZ
  • GÜNDEM
  • SEKTÖR
  • TÜM HABERLER
  • SİYASET
  • SPOR
  • DÜNYA
  • DUYURU, İLAN, ANMA VE KUTLAMA
Kayınvalidenin Gerçekliği
kdzereyli.com@gmail.com

Kayınvalidenin Gerçekliği
23 Mayis 2026 22:13:14

Yazar : Meryem Altunkaya
MERYEMCE
  • Whatsapp ta Paylaş

Karadeniz Ereğli Bağımsız Belediye Meclis Üyesi Avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu'nun ders niteliğindeki anlamlı yorumunu sizlerle paylaşmak istiyorum. 

" Kayınvalidenin Gerçekliği

 

Türkiye’de öyle mahkeme kararları vardır ki yalnızca bir davayı çözmez, insanın beynini de yakar. 

 

Şu “mutlak butlan” tartışması ve CHP kurultayı meselesi biraz böyle.

 

Mahkemenin söylediği şeyi basitçe anlatalım.

 

Eğer 2023’te yapılan kurultay, delegelerin iradesini ağır biçimde sakatlayan hukuka aykırılıklarla oluşmuşsa, sonradan yapılan kurultaylar bu sorunu otomatik temizlemez.

 

Türkçesi şu:

 

Eğer temel çürükse, üstüne kat çıkınca bina sağlam olmaz.

 

Buraya kadar çoğumuz başımızı sallıyoruz:

 

“Doğru.”

 

Bir şirket genel kurulu ağır sakatsa, devamındaki kararlar tartışılır.

 

Bir dernek kongresi ağır sakatsa, sonraki yönetim de tartışmalı olur.

 

Hukuk burada oldukça mantıklıdır.

 

Ama iş siyasi partiye gelince mesele tuhaflaşmaya başlıyor.

 

Çünkü CHP yalnızca bir dosya değil.

 

İki yıldır yaşanmış bir hayat.

 

Kurultay yapılmış.

 

Özgür Özel seçilmiş.

 

Yeni yönetim kurulmuş.

 

Yerel seçim adayları belirlenmiş.

 

Belediyeler kazanılmış.

 

Milyonlar oy vermiş.

 

Parti içinde küslükler olmuş.

 

İnsanlar ihraç edilmiş.

 

Bazıları başka partilere geçmiş.

 

Bir sürü dostluk bozulmuş.

 

Bir sürü hesap görülmüş.

 

Yani ortada yalnızca tutanak değil, yaşanmış bir hayat var.

 

Şimdi mahkeme dönüp diyor ki:

 

“Bir dakika… eğer başlangıç sakatsa, sonrasının hukukî varlığını yeniden konuşmak gerekir.”

 

İnsan burada ister istemez duruyor.

 

Çünkü akla hemen şu soru geliyor:

 

İyi de son iki yılda yaşadığımız şey neydi?

 

Bu noktayı anlamak için galiba en iyi örnek evlilik.

 

Bir evlilik düşünün.

 

Nikâh olmuş.

 

Yirmi yıl geçmiş.

 

Çocuklar büyümüş.

 

Ev alınmış.

 

Kredi çekilmiş.

 

Bayramlarda küs akrabalar barıştırılmış.

 

Kayınvalideyle sayısız diplomatik kriz yaşanmış.

 

Bir çocuk üniversite sınavına hazırlanıyor, öteki “beni kimse anlamıyor” döneminde.

 

Hayat bütün ağırlığıyla yaşanmış.

 

Sonra biri geliyor ve diyor ki:

 

“Bir dakika… bu nikâhta baştan ağır bir sakatlık olabilir.”

 

İnsan ister istemez afallıyor.

 

Çünkü soru hemen geliyor:

 

İyi de o zaman yaşadığımız hayat ne olacak?

 

Çocuk gerçek.

 

Ev gerçek.

 

Borç gerçek.

 

Kavga gerçek.

 

Kayınvalide özellikle gerçek.

 

Ama hukuk sakin bir sesle şöyle diyor:

 

“Yaşanmış olması başka, hukuk düzeninde geçerli sayılması başka.”

 

İşte CHP tartışması tam burada düğümleniyor.

 

Çünkü mesele yalnızca:

 

“Kurultay doğru muydu?”

 

sorusu değil.

 

Şu soru:

 

İki yıl boyunca yaşanmış siyasî hayat ne olacak?

 

Mesela seçim kampanyaları…

 

Milyonlarca lira harcandı.

 

Otobüsler tutuldu.

 

Mitingler yapıldı.

 

Sahneler kuruldu.

 

Afişler basıldı.

 

Danışmanlıklar alındı.

 

Parti bütçesinden harcamalar yapıldı.

 

Bugün milyonların oy verdiği belediye başkanları seçildi.

 

Şimdi biri dönüp dese ki:

 

“Bu yönetimin hukukî varlığı tartışmalı olabilir.”

 

Matbaacı ne diyecek?

 

“Ben broşürü mecazen mi bastım?”

 

Otobüs şirketi?

 

“İnsanları teorik olarak mı taşıdım?”

 

Elektrik şirketi?

 

“Hoparlöre elektriği metafizik olarak mı verdim?”

 

Hayat burada hafifçe sinirleniyor.

 

Çünkü hayatın kötü bir huyu var:

 

Yaşanıyor.

 

Ve yaşandıktan sonra da kolay kolay:

 

“Ben aslında yoktum”

 

demeye yanaşmıyor.

 

Üstelik mesele burada bitmiyor.

Bugün konuşulan şeylerden biri şu:

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay kararını temyize götüren bazı avukatları görevden aldığı söyleniyor.

 

Hukuken mümkün mü?

 

Olabilir.

 

Çünkü mantık şu:

 

“Mahkeme beni yeniden yetkili görüyorsa, avukatı da ben değiştiririm.”

 

İyi de insan burada ister istemez soruyor:

 

Peki başka ne değişebilir?

 

Yeni MYK mı?

 

Atamalar mı?

 

Disiplin kararları mı?

 

Kurultay sonrası yapılan bazı işlemler mi?

 

Parti adına yapılan harcamalar mı?

 

İşte kafa tam burada karışıyor.

 

Çünkü mahkeme sanki iki yıllık zamanı geri çağırıyor gibi görünüyor.

 

Ama hayat masaya yumruğu vurup şöyle diyor:

 

“İyi de ben yaşandım kardeşim.”

 

İşte tam burada mesele CHP’den çıkıp doğrudan memleket meselesine de dönüşüyor.

 

Biraz tarihe gidelim.

 

12 Mart sonrası CHP içinde de büyük bir tartışma vardı.

 

Soru şuydu:

 

Partiyi tarihsel ağırlık mı yönetecek, delegelerin verdiği yön mü?

 

İsmet İnönü vardı.

 

Tarihsel ağırlığı büyüktü.

 

Ama delegeler başka bir yön istedi.

 

Ecevit yükseldi.

 

İnönü çekildi.

 

Tarih ileri doğru aktı.

 

Kimse dönüp:

 

“Bir dakika, kaseti geri saralım”

 

demedi.

 

Ama asıl zor soru 12 Eylül’de başlıyor.

 

Bugünkü hukuk düzenimizin önemli kısmı, 12 Eylül sonrasında kurulan anayasal yapı içinde şekillendi.

 

1982 Anayasası olağan bir demokrasi ortamında doğmadı.

 

Darbe vardı.

 

Partiler kapalıydı.

 

Siyasetçiler yasaktı.

 

Kurallar normal demokratik yarış ortamında oluşmadı.

 

Şimdi biraz zor bir soru soralım:

 

Eğer mantık şuysa:

 

“Başlangıç sakatsa sonrası da sakattır”

 

o zaman insan ister istemez düşünüyor:

 

Peki bugünkü düzen?

 

Mahkemeler?

 

Parlamento?

 

Seçimler?

 

Siyasi partiler?

 

Bunların önemli kısmı da o düzen içinde oluşmadı mı?

 

Kimse yanlış anlamasın.

 

Burada söylenen:

 

“12 Eylül meşrudur”

 

değil.

 

Soru başka:

 

Bir başlangıçtaki sorun, yaşanmış hayatı ne kadar geri sarabilir?

 

Çünkü aradan kırk yıl geçti.

 

İnsanlar yaşadı.

 

Çocuklar büyüdü.

 

Mahkemeler karar verdi.

 

Hükümetler değişti.

 

Seçimler yapıldı.

 

Bir hayat oluştu.

 

Hayat bazen hukuka dönüp şu soruyu soruyor:

 

“İyi de ben yaşandım… yaşanmadım mı?”

 

Galiba meselenin özü burada.

 

Hukuk soruyor:

 

“Geçerli mi?”

 

Hayat soruyor:

 

“Yaşandı mı?”

 

Siyaset soruyor:

 

“Toplum bunu kabul ediyor mu?”

 

Biraz kuantum tartışmalarına benziyor.

 

Bilim insanları bazen bir parçacığın aynı anda iki ayrı durumda olabileceğini anlatır.

 

Hem olmuş gibi.

 

Hem olmamış gibi.

 

Özgür Özel iki yıl yönetmiş gibi.

 

Ama hukuk dönüp:

 

“Bir dakika…”

 

diyor.

 

Kılıçdaroğlu geri gelmiş gibi.

 

Biraz tuhaf değil mi?

 

Sanki aynı olay aynı anda iki farklı gerçeklikte oyaşanıyor.

 

Sonunda insan şu soruda kalıyor:

 

Hukuk yalnız kuralları mı korur? Yaşanmış hayatı hiç mi hesaba katmaz? 

 

Çünkü o kayınvalide gerçek.

 

Kredi borcu gerçek.

 

Belediye başkanı gerçek.

 

Küslük gerçek.

 

Seçim kampanyası gerçek.

 

Velhasıl önce yaşadık.

 

Şimdi yaşadığımız şeyin gerçekten yaşanıp yaşanmadığını konuşuyoruz."

Karadeniz Ereğli Bağımsız Belediye Meclis Üyesi Avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu 

  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

 Yorumlar ( 1 )

Emrullah
4 ay önce

Kurultayda seçilenlerin mazbatasını kim verdi madem sakatlık vardı neden iptal edilmedi böyle bozuk bir düzen çok yazık

 Beğen

  • s.
  • 1

 Diğer Yazıları


  • '500 milyon Pound'luk serveti olan efsanevi Türk medya patronuydu: Şimdi devlet hastanesinde
    10-10-2024 | 20 : 27 39
  • EREĞLİ İFTAR SOFRASINDA, BİR SESSİZLİK VE BİR HAFIZA NOTU
    26-03-2025 | 23 : 08 46
  • Karadeniz Ereğli ismini tescillemeli.
    20-07-2023 | 21 : 33 19
  • Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam...
    31-07-2025 | 23 : 02 27
  • REKABETİN DE BİR ADABI OLMALI!
    27-03-2024 | 21 : 29 59
  • DEVLET YARALARI SARAR, HALK TESELLİ EDER.
    21-02-2023 | 10 : 10 15
  • HAKSIZLIĞA KARŞI ÇIKIP, HAKKINI ARAMAYAN, HEM HAKKINI, HEM ŞEREFİNİ KAYBEDER.
    06-01-2024 | 11 : 47 25
  • SÜRPRİZLERE GEBE BİR SEÇİM KAPIMIZDA BEKLİYOR!!
    11-04-2023 | 12 : 22 57
  • TEMEL SORU? KİMİN ADAY OLDUĞU DEĞİL! KİMİN ADAY OLACAĞINA? KİMİN KARAR VERECEĞİDİR.
    11-12-2023 | 18 : 16 59
  • ZARURİ AÇIKLAMA!
    20-08-2024 | 21 : 04 03
  • 8 Mart şehitleri kadınlarımız bize ölerek, sürünerek yaşamayı değil, kadın gibi gülerek yaşamayı miras bırakmışlar.
    09-03-2024 | 09 : 06 27
  • KENDİLERİNİ ZEKİ SANANLAR, AYNAYA BAKSINDA UTANSINLAR!
    02-03-2024 | 12 : 18 57
Tüm Yazıları

 Köşe Yazarlarımız


  • Meryem Altunkaya
    TÜM İNSANLIK İÇİN BARIŞ VE UYANIŞ DİLİYORUM.
  • Timuçin ÖZAT
    Devam etmekle kalmayacak, kötüleşecek!
  • Zeki BAŞTÜRK
    30 AĞUSTOS ÖZGÜRLÜĞÜN VE BAĞIMSIZLIĞIN ZAFERİ
  • Aydın Yaylacıklılar
    Değerli TURGÖN Üyeleri, hep birlikte nasıl daha fazla kazanabileceğimizden bahsetmek istiyorum.
  • Mustafa Uysal
    ANLATAMAZSIN VEFA'YI !
  • A.Baybars Göğez
    VETERİNERLERİN İNSAFINA BIRAKILMIŞ YETİŞTİRİCİ
  • Sefa YÜRÜKEL
    AKP’den Kaçarken Yeni Parti Diye Yılana Sarılmamak: Doğru Alternatifi Oluşturmak ve Atatürkçü Siyasetin Yeniden İnşası
  • Uğur ÖZTÜRK
    MHP BEYLİKDÜZÜ'NDE OLAĞANÜSTÜ KONGREDE YENİ DÖNEM MESAJI
  • Gürol ÖZTÜRK
    NE GÜNLER YAŞIYORUZ
  • Fahri Eryılmaz
    ADIN KADIN
  • Erdoğan KUTLU
    SEMT-İ MÜDAFAA
  • Efsun İsmail DEMİREL
    MİLLETVEKİLİMİZ SAFFET BOZKURT’A AÇIK MEKTUP
  • Önder ÖNER
    Sağlığımızın Belası Hava Kirliliği

 Çok Okunan Köşe Yazıları


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
  • Meryem Altunkaya
    TÜM İNSANLIK İÇİN BARIŞ VE UYANIŞ DİLİYORUM.
  • Zeki BAŞTÜRK
    AYIN ONDÖRDÜNDE MUDANYA
  • Zeki BAŞTÜRK
    26 AĞUSTOS KURTULUŞA AÇILAN YOL
  • Zeki BAŞTÜRK
    KADIN CİNAYETLERİ DURMUYOR!
  • Zeki BAŞTÜRK
    YAŞAMAK, MARTI KANADINDA RÜZGÂR TAŞIMAKTIR
  • Meryem Altunkaya
    “Benim iki büyük eserim var; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisidir”
  • Meryem Altunkaya
    TÜM İNSANLIK İÇİN BARIŞ VE UYANIŞ DİLİYORUM.
  • Meryem Altunkaya
    Dört Kadın...
  • Uğur ÖZTÜRK
    MHP BEYLİKDÜZÜ'NDE OLAĞANÜSTÜ KONGREDE YENİ DÖNEM MESAJI
  • Sefa YÜRÜKEL
    AKP’den Kaçarken Yeni Parti Diye Yılana Sarılmamak: Doğru Alternatifi Oluşturmak ve Atatürkçü Siyasetin Yeniden İnşası
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler

© kdzereyli.com

İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
  •   Bilim ve Teknoloji
  •   Eğitim
  •   Videolu Haber
  •   Arşiv
  •   Video Galeri
  •   Haber Ara
  •   Tüm Makaleler
  •   Foto Galeri
  •   Günün Haberleri
  •   Üyelik
  •   Youtube