Yavuzyılmaz uyardı: “Eşel Mobilde limit kalmadı, zam fırtınası için kanun teklifime destek verin!”
  Kandilli Tepesi'ne Yıkım Kararı, Ereğli Halkı'nın tepkisine yol açtı!
  Genç Astsubay Mert Necati Günay kalbine yenik düştü
  Yavuzyılmaz'dan KYK isyanı
  Sertan Ocakçı'nın ani ölümü sevenlerini yasa boğdu
  Yavuzyılmaz, " Her şey ortaya çıktı "
  Zonguldakspor’un mağduriyeti giderilirse federasyonun samimiyetini göreceğiz.
  CHP İl Başkanı Devrim Dural'ın listesi dikkat çekiyor
  Mücadelemiz kazandı
  Namus sadece kadınlara yüklenmez, namusu olmayan erkekleri de görmeniz gerek.
29 Nisan 2026 Çarşamba
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler
  •  
    •  » GEZİ, TUR VE SEYAHAT
    •  » EĞİTİM
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAŞAM VE ÇEVRE
    •  » HABER ARA
    •  » BİLİM VE TEKNOLOJİ
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » SAĞLIK
  • YAZARLARIMIZ
  • GÜNDEM
  • SEKTÖR
  • TÜM HABERLER
  • SİYASET
  • SPOR
  • DÜNYA
  • DUYURU, İLAN, ANMA VE KUTLAMA
  1. Dünya

“Deprem öldürmez bina öldürür!”

“Deprem öldürmez bina öldürür!”

Depremle yaşamayı öğrenin deniliyor da! İdeal bir deprem gündemi ne olmalı, zarar görmemek için neler gerektirdiğine değinilmiyor.

  • Whatsapp ta Paylaş

 Haber giriş tarihi : 06-10-2023 | 14 : 29 52
 Haber güncelleme tarihi : 06-10-2023 | 14 : 29 52

1999 Gölcük Depremi’nden sonra kamuoyunda sözlerine güvenebildiğimiz, başımıza gelenin ne olduğunu anlatan, sakin ve güvenilir tek muhatap Ahmet Mete Işıkara’ydı. Deprem gündeminin yıldızı olmuş, üstelik Düzce Depremi’ni önceden işaret edip uyarıda bulunmuştu.

Zamanla, kamuoyunun Işıkara’dan beklentisi artmış ve medya, hangi binanın, hangi zeminin sağlam olduğu ile ilgili sorularla, depremde kimlerin hayatta kalacağına dair bir kehanette bulunmasını bekliyordu. “Deprem öldürmez bina öldürür!” diyerek bugün kamuoyundaki muhataplarına da bir nevi ışık olmuştu.

Depremle yaşamayı öğrenin deniliyor da! İdeal bir deprem gündemi ne olmalı, zarar görmemek için neler gerektirdiğine değinilmiyor.

BİNA SAĞLAMLIĞI;

Binanın sağlamlığı mühendislerin alanı olmakla birlikte, bir inşaat sürecinin çok katmanlı ve çok aktörlü yapısı, yapının güvenliğini farklı aşamalarda zedeleyebilmektedir. 

  1. Proje: Zemin etütleri, deprem senaryoları, mühendislik hizmetlerinin yetkinliği ve özeninin dahil olduğu ilk aşama.
  2. İnşaat: Yapı denetimi, inşaat şefleri ve inşaat ustalarının yetkinliği, uygulama becerisi ve özeninin dahil olduğu yapım aşaması.
  3. Kullanım: Binanın kullanıcılarının ve çevresel etkilerin yapıya olası etkilerinin konu olduğu son aşama.

Kabul edelim ki Türkiye’de bu aşamalardaki uygulamaların tümüne güvenmek nadiren mümkün. Dolayısıyla, bu unsurlardan sadece birine işaret eden yorumların gerçek riski tanımlamak için yetersiz, endişeye sevk etmek için ise tek başına yersiz olduğunu bilmeliyiz. 

Sanıyorum ki deprem gündeminin jeoloji eksenli sürdürülmesinin bir sebebi de yukarıdaki aşamalarla ilgili belirsizlikler. Zira Türkiye kamuoyunda yukarıdaki aşamaların hakkıyla icra edildiğine olan inanç düşük ve bu güvensizliğin sonucunda ortaya çıkan belirsizlik, bir depremin ne zaman ve kaç şiddetinde olacağından daha büyük. Muhtemelen, bir çaresizlik havuzunda kendimizi avutuyoruz.

DEPREM MÜHENDİSLİĞİ;

Binanın depreme tepkisi bir inşaat mühendisliği, hatta daha spesifik bir uzmanlık olarak deprem mühendisliği alanıdır. Mesleki literatürde deprem konusunda güvenebileceğimiz bir bina, “mühendislik hizmeti almış” bina olarak kabul edilir. “Mühendislik hizmeti almış” bir binanın kullanım amacına uygun şekilde tasarlandığını, bu tasarıma uygun inşa edildiğini ve olası bir depremde can kaybının minimize edildiğini varsayarız.

Mühendisin sorumluluk alanı olan statik proje ve inşaat yalnızca bir mühendislik hesabını içermez; inşaat sürecinin denetimi ve taşıyıcı sistemin tasarımı da söz konusudur ve taşıyıcı sistemin, yapının mimarisi ve kullanımı ile şekillenmesini bekleriz. Bu unsurun dışarıdan profesyonel olmayan biri tarafından anlaşılması pek mümkün değildir. Dolayısıyla, medyada depremde ağır hasar aldığı belirtilen birçok yapının sağlam, sağlam olduğu varsayılan binaların ise hasarlı olduğunu mühendisler anlatmakta sıklıkla zorlanır.

Bununla birlikte yılda yaklaşık 150.000.000 m² binanın inşa edildiği Türkiye’de, projelerin de çoğunlukla küçük ölçekli olduğunu düşündüğümüzde, bu hizmeti karşılayacak hem nicel hem nitel kapasiteden şüphe duymak akla makul geliyor.

KAYALIK ZEMİN;

Deprem değil bina öldürüyor. Ancak, kayalık zemine güvenip içimize su serpebiliyor ve güncel tartışmaları gerçek tehlikenin uzağına düşürebiliyoruz. Bu konuda bilmemiz gereken; deprem etkisine daha fazla maruz kalacak olan zeminlerde, içinde bulunduğunuz yapının, proje, inşaat ve kullanım süreçlerine güven duymuyorsak tereddüt etmekte haklı olacağımız, güven duyuyorsak yalnızca bu sebepten dolayı daha fazla risk altında olmayacağımızdır.

Zaten, aynı zemin üzerinde bazı yapıların yıkılırken bazılarının yıkılmadığını sıklıkla gözlemliyoruz. Jeoloji uzmanlarının kişisel merakları ve tecrübelerinden öte, binanın mühendislik boyutuyla ilgili kanaatleri bu çerçeve içinde geçerlidir. Genel olarak jeoloji, zemin ve zeminin deprem anında olası davranışı, inşaat mühendisliği ise verili zemin ve deprem senaryosuna uygun binanın nasıl inşa edilmesi gerektiği konusunda uzmandır. Bu iki alanın yetkinliği ve işbirliği güvenli bir yapının inşası için hayatidir.

MALZEMEDEN ÇALMAK;

Bu fenomenin, özellikle yapı denetimi, hazır beton ve deprem bilinci ile minimize edildiği kabul ediliyor. Ayrıca kaba inşaat maliyeti, gayrimenkulün piyasa değerinde bu riski almaya değmeyecek bir orandadır. Bununla birlikte, bir binanın nasıl inşa edildiğini, ne belediye, ne mühendisler, ne denetim firmaları en iyi bilir. Bunu en iyi, o inşaatı yapanlar bilecektir.

Saha tecrübesini aktaran inşaat profesyonelleri, birçok inşaatın, etriye bağlamadan, beton dökmeye kadar hem tespiti hem engel olması güç kusurlara sahip olma potansiyelinden bahsediyor. Bu konu spekülatiftir ancak her yıl, 700.000’i aşkın dairenin, büyük projelerle değil, parsel bazında, küçük müteahhitler tarafından inşa edildiği bir sektörde kalite ortalamasından şüphelenmek akla yatkındır. 

DEPREM SONRASI BİNA;

Türkiye deprem yönetmelikleri, 1939 yılından itibaren deprem mühendislerinin danışmanlığı ile hem güncel inşaat teknolojilerini uyarlamak hem de uygulamalardaki handikapları minimize etmek amacıyla sürekli güncellenmektedir. Dolayısıyla, en yeni binanın en güncel önlemleri yansıttığı ve daha güvenli olduğu kabul edilir.

Deprem öncesi bina olarak adlandırılan yapıların riskli bulunmasının ana sebebi ise deprem yönetmeliğinin güncelliğinden çok, inşaat denetimine tabi olmaması ve mühendislik hizmeti almadan inşa edilme ihtimalidir. 2001 yılından itibaren tüm inşaatlar, yapı denetim yönetmeliğine tabidir. İnşaat denetimleri ile çok sayıda spekülasyon olduğunu da, bu yönetmeliğin uygulanması ile ilgili güncellemeler yapıldığını da akılda tutalım. Ancak aşikar ki daha sağlam bir bina daha çok denetim ile değil, denetlemeye ihtiyaç duyulmayacak bir inşaat sektörü ile sağlanabilecektir.  

KOLON KESME;

Yukarıda tarif ettiğim kaosun içinde ise binaların kullanım aşamasında gördüğü yapısal hasarlar tahmin edebileceğinizden daha sık ve daha fazla. Kolon kesme, inceltme, döşemelere hasar verme, taşıyıcı duvar eksiltme, bakımsızlık, nem, korozyon vb. sebebiyle birçok binanın taşıyıcı sistemi, deprem anında bir etkinliği olmayacak seviyeye indirilmiş durumda. Bu konudaki duyarlılığın seviyesi deprem güvenliğinin en küçük toplum birimlerinde dahi ne düşük seviyede sahiplenildiğine ve ortak çaresizliğimizin yaygınlığına işaret ediyor.

DEPREM SENARYOLARI;

Kahramanmaraş için 2020 yılında Kahramanmaraş İl Afet Azaltma Planı’na göz atacak olursanız bir depremde şehrin nerelerinde, neden ve nasıl hasar ortaya çıkacağını ve alınması gereken önlemlerin önceden raporlandığını göreceksiniz. İstanbul için de Marmara Denizi’ndeki fayın yapısıyla ve üreteceği depremin niceliği ile ilgili farklı senaryolar olmakla birlikte, İstanbul başta olmak üzere Marmara çevresine hasar verecek bir depremin çok uzak olmayan bir gelecekte yaşanma ihtimalinin yüksek olduğunu biliyoruz. Olası Marmara depreminin sonuçlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin 25 yılda özellikle İstanbul Belediyesi aracılığı ile önemli bir envanter oluşturulmuş durumda. Merak edenler, İBB Deprem Zemin İnceleme Müdürlüğünün web sitesini ziyaret edebilir.

Bu konuda üzerine kafa yormamız gereken mesele, Türkiye genelinde önlemlerin hayata geçmesi konusundaki kısırlıktır. Türkiye genelinde “neyin yapılması gerektiğinin bilinmemesinden çok “nasıl” yapılacağının çözülememiş olması ile karşı karşıyayız. Bu çerçevede, atıf yapılan aktörler sorumluluk üstlenmemekte ve gerekli önlemlerin maliyetinin nasıl karşılanacağına cevap verilememektedir. Bu hususta, mevcut dayanıksız yapı stokunun şekillenmesinde maliyet problemine değindiğim yazıya bakabilirsiniz.

ÖZET;

Deprem konusunda bir hayli bilimsel çalışma, profesyonellerin raporları, aynı zamanda düzenli güncellenen bir inşaat mevzuatı mevcut. Tüm bunlara rağmen depreme ilişkin popüler gündemin bir zemin piyangosu ya da duvar çatlakları falcılığını aşamamasını, otomobillerin kaskolarla ekspertizlerle donatılırken insanların yaşadıkları bina için bu hizmetleri almaktan imtina etmesini, her aşaması kayıt dışılıklarla, usulsüzlüklerle ve rüşvetlerle dolu olduğu iddia edilen bir emlak sektöründe bir kişinin bu hakkını daha sağlam binadan yana kullanmamasını da anlamlandırmamız gerekiyor.

Dayanıksız binalar, 3-5 kişinin kusuruyla ya da sahayı düzenleyemeyen 3-5 yasayla değil, milyonların iştirakiyle şekilleniyor. Dolayısıyla, ideal önermeler ya da iyi uygulamalar bu kalabalık tarafından hızlıca gündemden düşürülüyor.

Deprem gündeminde bu parçacıl ve çok aktörlü bütünlüğü kabul edip ilerlemenin ve kritik mühendislik önlemlerini yaygınlaştırmanın imkânı aranmalıdır. Bu gündem içinde, alternatif tüm yerleşim ve inşaat modelleri ciddiye alınmalıdır. Aynı zamanda, dönüşüm maliyetinin açıklıkla ortaya konulması, bunu üstlenmek konusunda toplumsal uzlaşının ve aktörlerin bu çerçevedeki sorumlulukları tartışılmalıdır.

 Kaynak ;İnternet sosyal medya


Haber : 

ETİKETLER : Yazdır

  • Deprem öldürmez
  • bina öldürür
  • Gölcük
  • mühendis
  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

 Dünyadan


  • Dünyaca Ünlü Yazar Manafa Diyalog ve Barış Ödülü
    Dünyaca Ünlü Yazar Manaf’a Diyalog ve Barış Ödülü
  • Manaf’a Dayanışma ve Barış Ödülü
  • “Özgürlük ve Barış Ödülü” Akif Manaf’ın
  • Manaf’a “Türk Dünyası Barış Ödülü” Verildi
  • Küresel Bilinç ve Barış Ödülü...
  • Sosyal Adalet ve Barış Ödülü Manaf’ın
  • “Barış Sanatı Ödülü”
  • Barış aktivisti Manaf'a “Barış ve İnsan Hakları Ödülü”
  • Başbakan Üstel: Terk edilmiş Güzelyurt Hastanesini bitirmeye kararlıyız
  • New York'un ilk Müslüman Belediye Başkanı Mamdani, Kur'ana el basarak yemin etti
  • Cumhurbaşkanı Erhürman Özgür Özel'i kabul etti
  • Denktaş'a yıllardır süren vefasızlığa Erhürman son verdi

 Çok Okunanlar


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
  • Bozkurt, çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
    Bozkurt, çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
  • Mustafa Kemal Derneği, muhteşem bir geceye imza attı
    Mustafa Kemal Derneği, muhteşem bir geceye imza attı  
  • Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
    Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
  • Kdz. Ereğli TSO Başkan Adayı Yüksel BALCInın basın açıklaması
    Kdz. Ereğli TSO Başkan Adayı Yüksel BALCI'nın basın ..
  • 23 Nisan 1920de meclisi dualarla açtıktan sonra kürsüye çıktı ve dedi ki:
    23 Nisan 1920'de meclisi dualarla açtıktan sonra kürsüye ..
  • 14 yaşındaki Çağlanın menenjit nedeniyle ölümü Meclis gündeminde
    14 yaşındaki Çağla’nın menenjit nedeniyle ölümü Meclis gündeminde!
  • Başkan Mahmut Şengül,  bugün yaşadığımız derin yoksulluk kader değil tercihtir.
    Başkan Mahmut Şengül, '' bugün yaşadığımız derin yoksulluk ..
  • Osmanlı Çileği her toprakta yetişmez; O, Ereğlinin kestane toprağına aşıktır.
    Osmanlı Çileği her toprakta yetişmez; O, Ereğli'nin kestane ..  
  • Ön Türk Akademisi Çalıştayı gerçekleştirildi.
    Ön Türk Akademisi Çalıştay'ı gerçekleştirildi.  
  • Yüksel Balcı TSO başkanlık adaylığını basın açıklaması ile duyurdu
    Yüksel Balcı TSO başkanlık adaylığını basın açıklaması ile ..
  • Keskin Kılıçın vefatının 36.yıldönümü anma gününde duygularını dile getirdiği mesaj yayınladı
    Keskin Kılıç'ın vefat'ının 36.yıldönümü anma gününde duygularını dile ..

 Editörden


  • Bozkurt, çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
    Bozkurt, çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
  • Yavuzyılmaz sordu, Rüzgarlımeşe İlköğretim Okulu'nun akıbeti belli oldu
  • Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
  • Mustafa Kemal Derneği, muhteşem bir geceye imza attı
  • Başkan Yiğitcan Yıldırım, '' Çocukların mutluluğu en büyük önceliğimiz ''
  • Başkan Kara, '' Başarılı gençleri gördükçe geleceğe dair umutlarımız bir kez daha güçleniyor ''
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı gökyüzüne saldıkları siyah balonlarla kutladılar
  • Kdz. Ereğli TSO Başkan Adayı Yüksel BALCI'nın basın açıklaması
  • 23 Nisan 1920'de meclisi dualarla açtıktan sonra kürsüye çıktı ve dedi ki:

 Son Haberler


  • Bozkurt, çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
    Bozkurt, çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
  • Yavuzyılmaz sordu, Rüzgarlımeşe İlköğretim Okulu'nun akıbeti belli oldu
    Yavuzyılmaz sordu, Rüzgarlımeşe İlköğretim Okulunun akıbeti belli oldu
  • Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
    Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
  • Dünyaca Ünlü Yazar Manaf’a Diyalog ve Barış Ödülü
    Dünyaca Ünlü Yazar Manafa Diyalog ve Barış Ödülü

 Köşe Yazarlarımız


  • Meryem Altunkaya
    BU ÜLKE GENÇLERİMİZİ SPORA YÖNLENDİRMEKTE GEÇ BİLE KALDI
  • Timuçin ÖZAT
    Devam etmekle kalmayacak, kötüleşecek!
  • Zeki BAŞTÜRK
    ULUDAĞ GEZEĞİ: GELENEĞİN EZGİLERE YANSIMASI
  • Aydın Yaylacıklılar
    KURUMSAL OPERASYONEL ÖZELLİKLER
  • Mustafa Uysal
    ANLATAMAZSIN VEFA'YI !
  • A.Baybars Göğez
    "İKLİM FELAKETİ: TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?"
  • Sefa YÜRÜKEL
    23 Nisan, takvim yapraklarında yalnızca bir “resmî tatil” günü değildir.
  • Uğur ÖZTÜRK
    Önemli olan Olimpiyatlara katılım sayısı mı, madalya sayısı mı?
  • Gürol ÖZTÜRK
    YAZMAK YA DA YAZAMAMAK İŞTE TAM BURASI
  • Fahri Eryılmaz
    ADIN KADIN
  • Erdoğan KUTLU
    SEMT-İ MÜDAFAA
  • Efsun İsmail DEMİREL
    MİLLETVEKİLİMİZ SAFFET BOZKURT’A AÇIK MEKTUP
  • Önder ÖNER
    Sağlığımızın Belası Hava Kirliliği

 Haber Yorumları


  • Aysun
    Olayın peşini bırakmayın vekilim
  • Şule
    Trabzon dışında Zonguldak ya da Ereğli de yeriniz var mı? Trabzon bize çok uzan ancak akrabalar var orada
  • Ahmet Uzun
    Yiğitcan kardeşime başarılar diliyorum yolun açık olsun
  • sema islim
    Barışa adanmış bir ömür... Gönülden tebrik ederim.
  • sema islim
    Barışa adanmış bir ömür... Gönülden tebrik ederim.
  • sema islim
    Barışa adanmış bir ömür... Gönülden tebrik ederim.
  • sema islim
    Barışa adanmış bir ömür... Gönülden tebrik ederim.
  • EMİN SEMİH OZKOK
    Umuyor ve diliyorum ki, karat OY BİRLİĞİ ile alınmış olsun. Bu aynı zamanda AHDE VEFA tescili olur.
  • sema islim
    Barışa adanmış ömre bir ödül daha..
  • Cengiz çeliktaş
    Çok doğru bir karardır maalesef benim gibi birçokmadur bu ilacı aç kalıpta yaşamak için mecbur kaldığı için alıyor onlardan biride benim... DEVAMI
  • ANA SAYFA
  • Künye
  • İLETİŞİM
    • » İletişim Bilgileri
  • Bize Ulaşın
  • GALERİ
    • » Foto Galeri
    • » Video Galeri
  • duyurular
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler

© kdzereyli.com

İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
  •   Bilim ve Teknoloji
  •   Eğitim
  •   Videolu Haber
  •   Arşiv
  •   Video Galeri
  •   Haber Ara
  •   Tüm Makaleler
  •   Foto Galeri
  •   Günün Haberleri
  •   Üyelik
  •   Youtube