Yavuzyılmaz uyardı: “Eşel Mobilde limit kalmadı, zam fırtınası için kanun teklifime destek verin!”
  Kandilli Tepesi'ne Yıkım Kararı, Ereğli Halkı'nın tepkisine yol açtı!
  Genç Astsubay Mert Necati Günay kalbine yenik düştü
  Yavuzyılmaz'dan KYK isyanı
  Sertan Ocakçı'nın ani ölümü sevenlerini yasa boğdu
  Yavuzyılmaz, " Her şey ortaya çıktı "
  Zonguldakspor’un mağduriyeti giderilirse federasyonun samimiyetini göreceğiz.
  CHP İl Başkanı Devrim Dural'ın listesi dikkat çekiyor
  Mücadelemiz kazandı
  Namus sadece kadınlara yüklenmez, namusu olmayan erkekleri de görmeniz gerek.
29 Nisan 2026 Çarşamba
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler
  •  
    •  » GEZİ, TUR VE SEYAHAT
    •  » EĞİTİM
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAŞAM VE ÇEVRE
    •  » HABER ARA
    •  » BİLİM VE TEKNOLOJİ
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » SAĞLIK
  • YAZARLARIMIZ
  • GÜNDEM
  • SEKTÖR
  • TÜM HABERLER
  • SİYASET
  • SPOR
  • DÜNYA
  • DUYURU, İLAN, ANMA VE KUTLAMA
  1. Gündem
  2.  VİDEOLU HABERLER

"Kimse yapmıyorsa da biz, Türk milleti olarak bunu yapabilecek güçteyiz"

"Kimse yapmıyorsa da biz, Türk milleti olarak bunu yapabilecek güçteyiz"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: "Netanyahu’yu kınamakla yetinmek onun zulmüne ortak olmaktır"

  • Whatsapp ta Paylaş

 Haber giriş tarihi : 29-08-2025 | 20 : 02 00
 Haber güncelleme tarihi : 29-08-2025 | 20 : 02 00

BARIŞ SOYSUZ BİR GÜVERCİN DEĞİLDİR Kİ HER DALA KONSUN!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: "Netanyahu’yu kınamakla yetinmek onun zulmüne ortak olmaktır"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'deki Gazze oturumunda konuştu. Netanyahu’yu kınamakla yetinenleri zulmüne ortak olmakla suçlayan Dervişoğlu, "Bu zulme yüreğiyle ve aklıyla itiraz edenlerin, hamaset nutukları atmadan, yapılmasına imkan olmayan şeyleri tekrarlayarak gaz almaktan öte, bizzat bazı şeyleri yapmayı reddederek o masumları koruyabileceğini belirtmek isterim" dedi. "Kimse yapmıyorsa da biz, Türk milleti olarak bunu yapabilecek güçteyiz" diyen Dervişoğlu, "Türk dedim ama rahatsız olmadınız inşallah!" şeklinde konuştu. Dervişoğlu'nun sözde terörsüz Türkiye süreci üzerinden verdiği mesajlar da dikkat çekti.

DERVİŞOĞLU;

'' Parçalanma, yok edilme projelerinizi bize barış diye süsleyip sunamazsınız ''

Sayın Başkan, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, muhterem milletvekilleri ve aziz milletim. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bugün burada sadece Gazze’yi değil, insanlığın vicdanını konuşuyoruz. Bugün burada sadece ölen çocukları değil, susan dünyayı konuşuyoruz. Ve bugün burada sadece İsrail’in zulmünü değil, o zulme ortak olan sessizliği konuşuyoruz.

Gazze’de yaşananları, vicdansızlık, ahlaksızlık, barbarlık, canavarlık, katliam, soykırım, trajedi gibi kelimelerle tanımlamak ve bununla yetinmek hiç kimseyi sorumluluktan kurtarmaz.

  1. yüzyılın dünyasında, hangi dinden, hangi milletten, hangi görüşten, hangi kimlikten olursak olalım, yaşananları engelleyemeyen tüm insanlık suçludur ve tarihin utanç sayfaları hiçbir kuşkuya yer yoktur ki onları yazacaktır.

Değerli milletvekilleri

 

7 Ekim 2023 tarihinden beri, hatırladığım ve tespit edebildiğim kadarıyla,

Gazze’de yaşananları tam 7 defa TBMM olarak kınadık. Bugün aynı vesileyle 8. defa bir araya geliyoruz. Bu duyarlılığı gösterdiğimiz için sevinsem mi, üzülsem mi bilemiyorum. Zira biz meclis olarak yaşananları her kınadığımızda, daha doğrusu kınamakla kaldığımızda, zulmün ve katliamların boyutu daha da arttı.

 

Bugün artık açlıktan ölümlerin yaşandığı Gazze’de tespit edilebilen 62 binin üzerinde can kaybı söz konusu.  Sadece açlıktan ölenler ise 300’lü rakamları aşmış haldedir.

 

Peşinen söylemek isterim ki, bu sözlerden sonra Gazze’nin acıları üzerinden ucuz bir hamasete yaslanacak değilim. Boş hamaseti alkışlayacak da değilim!

 

Bu sebeple, kıymetli haziruna ve bizleri dinleyen büyük Türk milletine, İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden, 1967’ye, 90’lı yıllardaki Camp David buluşmalarına değinmek ve 21.yüzyılın ilk çeyreğini domine eden bu acı tarihi uzun uzun ve tekrar anlatmak niyetinde değilim.

 

Hepimiz biliyoruz ki Gazze ve Filistin; diplomatik, siyasi, tarihi ve insani açıdan birçok katmana sahip bir meseledir. O yüzden ben doğrudan yakın tarihe, son 1 yıllık zaman dilimine değinmek istiyorum.

 

Çünkü burada görüyorum ki, iktidarından muhalefetine herkesin aynaya bakmaya ihtiyacı vardır. Bu aynaya en çok da bu meselenin hamasetine bağımlı olanların uzun uzun bakmaya ihtiyaçları var.

 

Bugün dünyada pek az lider ve ülke dışında, -ki maalesef Türkiye bunlardan biri değildir- Gazze meselesi ve İsrail ile ilgili olarak, neredeyse hiç kimsenin, gerçekten kapısının önünü süpürmediği bir dünya gerçekliğinde, İsrail’in ve Netanyahu’nun kınanmasının bir “boş gösteren” olduğunu haykırmak istiyorum.

 

Çünkü tartışılmaz hakikat şudur: Netanyahu’yu sadece kınamakla yetinmek,

onun zulmüne ortak olmaktır!

 

Bugün, dünya siyasetinin, demokrasiden ve ortak vicdani değerlerden gün be gün uzaklaşan liderlik anlayışı, cam duvarlı saraylarda ikamet etmektedir.

 

Ve bu camdan saraylar içerisinde, her bir lider, diğerini kollamaktadır.  Bu sebepledir ki kimse, Netanyahu’nun camına, o vicdan taşını atmamakta, atamamaktadır.

 

Bu sebeple, milletlerin vicdanı, en çok da Türk milletinin vicdanı o fanustan kurtulmadıkça, bu yaşanan katliamlar bitmeyecek, Gazze’nin Filistin’in, Doğu Türkistan’ın, Kırım’ın, Türkmeneli’nin ve zulüm altında yaşayan nice milletin makus talihi değişmeyecektir.

 

Kısaca, Gazze’de masum insanların hayatlarıyla bir oyuncak gibi oynayan Netanyahu’yu sadece kınamak, bu oyuna eşlik etmekten başka bir şey değildir.

 

Bugün Gazze’nin üzerine yağan bombalar, bir şehrin taşlarını değil, tüm insanlığın değerlerini paramparça etmektedir. Her bir çocuğun ağlaması Birleşmiş Milletler’in duvarlarında yankılanan bir utançtır.

 

Bu zulme yüreğiyle ve aklıyla itiraz edenlerin, hamaset nutukları atmadan, yapılmasına imkan olmayan şeyleri tekrarlayarak gaz almaktan öte, bizzat bazı şeyleri yapmayı reddederek, o masumları koruyabileceğini belirtmek isterim.

 

Kimse yapmıyorsa da biz, Türk milleti olarak bunu yapabilecek güçteyiz.  Bizi yönetenler değilse de biz, tıpkı 1918’in işgal ve izmihlal şartlarına, tek başımıza itiraz ederken bunu ispat etmiş bir milletiz.

 

Nice milletlerin bağımsızlıklarına ilham kaynağı olan Türk milleti her zaman böyle bir millettir. Türk dedim ama, rahatsız olmadınız inşallah!

 

O yüzden ben burada, millet olmak için çırpınan, millet kalmak için çırpınan, kendi vatanlarında yok olma tehlikesi içinde olan Filistin ve Gazzelilerin halinden anlamak ve onlara uzaktan sarf edilen boş sözlerin değil, gerçekten el uzatabilmenin imkanlarından bahsediyorum.

 

Netanyahu’ya kimse bir zorluk çıkarmıyorsa, o çarka niçin biz çomak sokmuyoruz diyorum! O katliam makinesinin çarklarına yağdanlık uzatan bir iktidara mahkum olmadığımızı haykırıyorum!

 

Değerli milletvekilleri;

 

Meselenin harici boyutunu hep konuşuyor, itirazlarımızı ve isyanlarımızı dile getiriyoruz. Ancak meselenin bir de dahili boyutu var.

 

Gazze’deki drama karşı sesi en çok çıkan cumhur koalisyonudur. Bu açıdan da bir tebriği hak ediyorlar. Ama aynı koalisyonun başındaki kişi, Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığıyla övündüğü geçmişini unutmamızı bekliyor. Aynı eş başkanın yaklaşık çeyrek asırdır yönettiği Türkiye’nin dış politikası da ortadadır.

 

2011 yılından beri, Suriye’de Nazi hayat sahası misali gün be gün genişleyen İsrail’dir. Bugün Suriye’nin başkenti Şam’ı, basit bir topun menzilinden tehdit eden İsrail’dir. Canı istediği gibi nokta operasyonları düzenleyen yine İsrail’dir.

Bu yaşananlar, başka bir hükumet zamanında olmadı arkadaşlar, 25 yıldır devam eden Erdoğan hükümetleri zamanında, 8 yıldır devam eden Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ve cumhur koalisyonu zamanında oldu.

 

Başta iktidar sıraları, kimse başını kuma gömmesin. Kimse tarihte ve vicdanlarda, yaptıkları “ümmet” propagandasının onları aklayacağını düşünmesin.

 

Bir şey yapabilecekken yapmamanın, engelleyebilecekken engellememenin;

bir çocuğu dahi kurtarabilecekken, kurtarmamanın; İsrail’in savaş makinasına çomak sokacakken sokmamanın, ahirette yakalarına yapışmayacağı zannına kapılmasın.

 

Bilin ki, ne Münker ne de Nekir melekleri, sizin boyalı medyanızın yalanlarıyla günah ve sevapları yazmıyor!

 

Filistin ve Gazze meselesi, iç siyasetin malzemesi yapılarak ve ondan siyasi rant devşirmeye kalkışarak çözülmez. Bugün, Filistin ve Gazze’de yaşananlar, yıllar önce dünyaya ilan edilen bir karanlık projenin sonuçlarıdır.

Bu projelerin amacı, İsrail’e bir güvenlik kuşağı oluşturmak için çevresinde bölünmüş, zayıflatılmış, istikrarsız hale getirilmiş ülkeler yaratmaktır.

Irak böyle parçalanmıştır. Suriye böyle felç edilmiştir. Libya böyle yıkılmıştır. Ve bugün Filistin de böyle yok edilmektedir. Aslına bakarsanız, Sevr’den Büyük Ortadoğu Projesi’ne uzanan stratejilerin sonuçlardır bunlar.

 Sorarım size, bu insanlık suçuna sebep olan Büyük Ortadoğu Projesi’ni sahiplenenlerin, bu konuda söz etmeye yüzleri ya da hakları olabilir mi?

 

Olsa olsa, alet oldukları bu emperyal plan ve onun doğurduğu sonuçlardan mahcubiyet duyuyor olmaları gerekir.

 

Sorarım size; İsrail mezalimi devam ederken, çocukların, sivillerin üzerine yağan bombalara rağmen, Amerikan doları sevdaları yüzünden, ticarete devam edenler kimlerdir?

 

Ticareti kestik yalanlarının ardından, daha birkaç hafta önce yeniden “Ticareti şimdi tamamen kestik” diyerek, kirli tabloyu açık edenler kimlerdir?

 

Hakkın ve hakikatin yanında olmak, öncelikle dürüst olmayı gerektirir. Kapalı kapılar ardında işler çevirip, sonra da mazlumun yanındayım rolleri kesmek en az bu suçları işleyenler kadar kişiye sorumluluk yükler.

 

Sözlerime başlarken belirttiğim gibi, 24 ayda 8 kınama. Yani ortalama üç ayda bir kınama yapmışız. Ama Lahey’de Netanyahu’ya dava açan, neredeyse çeyrek asırdır AK Parti’nin yönettiği Türkiye Cumhuriyeti değil, Güney Afrika Cumhuriyeti olmuştur.

 

Bu davayı açabilecek hukukçumuz mu yoktu?  Yoksa Dışişleri Bakanlığı, bu konuyla ilgilenemeyecek kadar meşgul müydü?

 

Gazze üzerine havadan yardım malzemeleri bırakıldı. Masumiyetleri ne kadar şüpheli olursa olsun, bu operasyonu da Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ülkeler yaptı.

 

Soruyorum, uçaklara düşkün olduğunu bildiğim iktidara soruyorum. Türkiye 25 yılda bu imkanı edinememiş midir? Türkiye’nin havadan insani yardım yapacak kuvveti mi yoktur? Yoksa onu yönetenlerin bunu yapmaya niyeti mi yoktur?

 

Merak etmeyin, “Mehmetçik Gazze’ye” sloganı atacak değilim. Çünkü ben, Türk evlatlarının canını, kelle hesabıyla değerlendirebilecek bir akla ve ruha sahip değilim.

 

Ve kimse kusura bakmasın, tarihe hiçbir vicdan borcu olmayan, elinden gelenin fazlasıyla mazlumların yanında olmayı en zor anlarında dahi bilmiş şerefli Türk milletinin sıradan bir ferdiyim. Bu sebeple, “Önce Türk çocuklarının canı” diyebilecek kadar da şuur ve idrak sahibiyim.

 

Ben, İsrail’e giden demir-çelik konteynırlarının faturası üzerindeki “İsrail”i silip, yerine Filistin yazan utanmazlığın son bulmasını istiyorum.

 

Ben, ümmetin lideri diye meydan meydan gezenlerin, varil başına alınan komisyondan utanmasını istiyorum.

 

Sadece söz söyleyerek bu vicdan yükünden kurtulamazsınız.

 

Görüyorum ki, akıp giden hayata camdan sarayından, Vahdettin Köşkü’nden donanma selamlayarak bakan liderin vizyonu ile Türk milletine bir Türk olarak bakmayı unutmuş haldesiniz.

 

Bugün burada Gazze’yi konuşurken, karşımda sözde Terörsüz Türkiye komisyonu üyeleri var.  Sözde iç cephenin mensupları var. Ve onlar arasında, “Türkiye Gazze’ye döner” diyen Netanyahu’nun dilinden konuşan ve Türkiye’yi tehdit edenler var.

 

Bu coğrafyada 1000 yıllık varlığımızı sürdürmemizin yegane dayanağının milli kimliğimiz olduğunu bile bile, onu aşındırmak için vatandaşlık tanımı üzerinden tartışılmazlarımızı tartışma masasına yatırmak isteyenler var.

 

Bunları unutmadığımızı ve unutmayacağımızı bilin istiyorum.

 

Bu meşum zihniyetle Türkiye’ye “birlik, dayanışma ve demokrasi” getirileceğini zannetmek ne büyük bir aymazlıktır!

 

50 yıldır bu vatanın 40 bin evladının canına mal olmuş terörün, bütün Ortadoğu’nun Gazzeleşmesi projesinin bir aparatı olduğunu biliyoruz. Bunu unutmanız ne büyük bir aymazlıktır!

 

Bugün bu oturuma ön ayak olanlara da bir kere daha şunu hatırlatmak isterim: Terör örgütü ve onların uzantılarının “Barış” gibi güzel bir kelime ile maskelemeye çalıştıkları şey aslında “ihanet”leridir.

 

Yaşama geçirmek istedikleri 2.Sevr sürecidir. Sevr’in tam ismi nedir? Sevr BARIŞ antlaşması! 100 yıl evvel yırtıp parçaladığımız buydu. Bugün “barış” adı altında bir kez daha dayatılan “ihanet” 100 yıl evvelki ihanetin yeniden sahneye konmasıdır.

 

Milletimizin 100 yıl evvel Kuvva ruhuyla söylediğini, milletimizle birlikte bugün biz söylüyoruz.

 

BARIŞ SOYSUZ BİR GÜVERCİN DEĞİLDİR Kİ HER DALA KONSUN!

 

Parçalanma, yok edilme projelerinizi bize barış diye süsleyip sunamazsınız diyoruz.

 

Bilin istiyoruz ki, ilkinde kandıramadığınız, bölemediğiniz bu aziz milleti, 100 yıl sonra bugün de kandıramayacaksınız, bölemeyeceksiniz. Çünkü BİZ VARIZ! BİZ BURADAYIZ!

 

Ben, gerçek ve tek efendinin Türk milleti olduğunu öğreneceğiniz günün çok ama çok yakın olduğunu hatırlatmak istiyorum.

 

Ben, Türk milletinin tarihi ve insani vasıflarıyla, bu büyük insanlık rezaletini sona erdirecek süreci başlatacak güce ve iradeye sahip olduğunu biliyorum.

 

103 yıl önce Büyük Taarruz emrini veren işte o iradeydi. O iradenin karargahı da bu Meclisti.

 

Bunu unutmayan Türk milletinin Zafer Bayramı kutlu olsun.

 

Yüce meclisi saygılarımla selamlıyorum.

https://x.com/i/broadcasts/1ypJdqVzLEqxW

 


Haber : İYİ Parti Haber Merkezi

ETİKETLER : Yazdır

  • İYİ Parti
  • Genel Başkanı
  • Müsavat Dervişoğlu
  • Netanyahu
  • Türk Milleti
  • İsrail
  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

 Dünyadan


  • Dünyaca Ünlü Yazar Manafa Diyalog ve Barış Ödülü
    Dünyaca Ünlü Yazar Manaf’a Diyalog ve Barış Ödülü
  • Manaf’a Dayanışma ve Barış Ödülü
  • “Özgürlük ve Barış Ödülü” Akif Manaf’ın
  • Manaf’a “Türk Dünyası Barış Ödülü” Verildi
  • Küresel Bilinç ve Barış Ödülü...
  • Sosyal Adalet ve Barış Ödülü Manaf’ın
  • “Barış Sanatı Ödülü”
  • Barış aktivisti Manaf'a “Barış ve İnsan Hakları Ödülü”
  • Başbakan Üstel: Terk edilmiş Güzelyurt Hastanesini bitirmeye kararlıyız
  • New York'un ilk Müslüman Belediye Başkanı Mamdani, Kur'ana el basarak yemin etti
  • Cumhurbaşkanı Erhürman Özgür Özel'i kabul etti
  • Denktaş'a yıllardır süren vefasızlığa Erhürman son verdi

 Çok Okunanlar


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor
  • Mustafa Kemal Derneği, muhteşem bir geceye imza attı
    Mustafa Kemal Derneği, muhteşem bir geceye imza attı  
  • Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
    Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
  • Kdz. Ereğli TSO Başkan Adayı Yüksel BALCInın basın açıklaması
    Kdz. Ereğli TSO Başkan Adayı Yüksel BALCI'nın basın ..
  • 23 Nisan 1920de meclisi dualarla açtıktan sonra kürsüye çıktı ve dedi ki:
    23 Nisan 1920'de meclisi dualarla açtıktan sonra kürsüye ..
  • 14 yaşındaki Çağlanın menenjit nedeniyle ölümü Meclis gündeminde
    14 yaşındaki Çağla’nın menenjit nedeniyle ölümü Meclis gündeminde!
  • Başkan Mahmut Şengül,  bugün yaşadığımız derin yoksulluk kader değil tercihtir.
    Başkan Mahmut Şengül, '' bugün yaşadığımız derin yoksulluk ..
  • Osmanlı Çileği her toprakta yetişmez; O, Ereğlinin kestane toprağına aşıktır.
    Osmanlı Çileği her toprakta yetişmez; O, Ereğli'nin kestane ..  
  • Ön Türk Akademisi Çalıştayı gerçekleştirildi.
    Ön Türk Akademisi Çalıştay'ı gerçekleştirildi.  
  • Yüksel Balcı TSO başkanlık adaylığını basın açıklaması ile duyurdu
    Yüksel Balcı TSO başkanlık adaylığını basın açıklaması ile ..
  • Keskin Kılıçın vefatının 36.yıldönümü anma gününde duygularını dile getirdiği mesaj yayınladı
    Keskin Kılıç'ın vefat'ının 36.yıldönümü anma gününde duygularını dile ..

 Editörden


  • Yavuzyılmaz sordu, Rüzgarlımeşe İlköğretim Okulunun akıbeti belli oldu
    Yavuzyılmaz sordu, Rüzgarlımeşe İlköğretim Okulu'nun akıbeti belli oldu
  • Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
  • Mustafa Kemal Derneği, muhteşem bir geceye imza attı
  • Başkan Yiğitcan Yıldırım, '' Çocukların mutluluğu en büyük önceliğimiz ''
  • Başkan Kara, '' Başarılı gençleri gördükçe geleceğe dair umutlarımız bir kez daha güçleniyor ''
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı gökyüzüne saldıkları siyah balonlarla kutladılar
  • Kdz. Ereğli TSO Başkan Adayı Yüksel BALCI'nın basın açıklaması
  • 23 Nisan 1920'de meclisi dualarla açtıktan sonra kürsüye çıktı ve dedi ki:
  • Başkan Erkmen, bayram geleneğini bozmayarak koltuğunu geleceğin teminatı olan çocuklara devretti.

 Son Haberler


  • Yavuzyılmaz sordu, Rüzgarlımeşe İlköğretim Okulu'nun akıbeti belli oldu
    Yavuzyılmaz sordu, Rüzgarlımeşe İlköğretim Okulunun akıbeti belli oldu
  • Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
    Eski Galatasaraylı voleybol oyuncusu Güngör Demirtaş hayatını kaybetti.
  • Dünyaca Ünlü Yazar Manaf’a Diyalog ve Barış Ödülü
    Dünyaca Ünlü Yazar Manafa Diyalog ve Barış Ödülü
  • Mustafa Kemal Derneği, muhteşem bir geceye imza attı
    Mustafa Kemal Derneği, muhteşem bir geceye imza attı

 Köşe Yazarlarımız


  • Meryem Altunkaya
    BU ÜLKE GENÇLERİMİZİ SPORA YÖNLENDİRMEKTE GEÇ BİLE KALDI
  • Timuçin ÖZAT
    Devam etmekle kalmayacak, kötüleşecek!
  • Zeki BAŞTÜRK
    "BİR GEZEK AKŞAMI" ÜZERİNE DEĞERLENDİRME
  • Aydın Yaylacıklılar
    KURUMSAL OPERASYONEL ÖZELLİKLER
  • Mustafa Uysal
    ANLATAMAZSIN VEFA'YI !
  • A.Baybars Göğez
    ÇOCUKLARDAN ÖZÜR DİLEYİP kendimizi affettirebilirmiyiz dostlar ve üstadlar!
  • Sefa YÜRÜKEL
    23 Nisan, takvim yapraklarında yalnızca bir “resmî tatil” günü değildir.
  • Uğur ÖZTÜRK
    Yapay Zekâ: İnsanın Hizmetkârı mı, Sessiz Efendisi mi?
  • Gürol ÖZTÜRK
    YAZMAK YA DA YAZAMAMAK İŞTE TAM BURASI
  • Fahri Eryılmaz
    ADIN KADIN
  • Erdoğan KUTLU
    SEMT-İ MÜDAFAA
  • Efsun İsmail DEMİREL
    MİLLETVEKİLİMİZ SAFFET BOZKURT’A AÇIK MEKTUP
  • Önder ÖNER
    Sağlığımızın Belası Hava Kirliliği

 Haber Yorumları


  • Aysun
    Olayın peşini bırakmayın vekilim
  • Şule
    Trabzon dışında Zonguldak ya da Ereğli de yeriniz var mı? Trabzon bize çok uzan ancak akrabalar var orada
  • Ahmet Uzun
    Yiğitcan kardeşime başarılar diliyorum yolun açık olsun
  • sema islim
    Barışa adanmış bir ömür... Gönülden tebrik ederim.
  • sema islim
    Barışa adanmış bir ömür... Gönülden tebrik ederim.
  • sema islim
    Barışa adanmış bir ömür... Gönülden tebrik ederim.
  • sema islim
    Barışa adanmış bir ömür... Gönülden tebrik ederim.
  • EMİN SEMİH OZKOK
    Umuyor ve diliyorum ki, karat OY BİRLİĞİ ile alınmış olsun. Bu aynı zamanda AHDE VEFA tescili olur.
  • sema islim
    Barışa adanmış ömre bir ödül daha..
  • Cengiz çeliktaş
    Çok doğru bir karardır maalesef benim gibi birçokmadur bu ilacı aç kalıpta yaşamak için mecbur kaldığı için alıyor onlardan biride benim... DEVAMI
  • ANA SAYFA
  • Künye
  • İLETİŞİM
    • » İletişim Bilgileri
  • Bize Ulaşın
  • GALERİ
    • » Foto Galeri
    • » Video Galeri
  • duyurular
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler

© kdzereyli.com

İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
  •   Bilim ve Teknoloji
  •   Eğitim
  •   Videolu Haber
  •   Arşiv
  •   Video Galeri
  •   Haber Ara
  •   Tüm Makaleler
  •   Foto Galeri
  •   Günün Haberleri
  •   Üyelik
  •   Youtube