Yavuzyılmaz uyardı: “Eşel Mobilde limit kalmadı, zam fırtınası için kanun teklifime destek verin!”
  Kandilli Tepesi'ne Yıkım Kararı, Ereğli Halkı'nın tepkisine yol açtı!
  Genç Astsubay Mert Necati Günay kalbine yenik düştü
  Yavuzyılmaz'dan KYK isyanı
  Sertan Ocakçı'nın ani ölümü sevenlerini yasa boğdu
  Yavuzyılmaz, " Her şey ortaya çıktı "
  Zonguldakspor’un mağduriyeti giderilirse federasyonun samimiyetini göreceğiz.
  CHP İl Başkanı Devrim Dural'ın listesi dikkat çekiyor
  Mücadelemiz kazandı
  Namus sadece kadınlara yüklenmez, namusu olmayan erkekleri de görmeniz gerek.
30 Nisan 2026 Perşembe
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler
  •  
    •  » GEZİ, TUR VE SEYAHAT
    •  » EĞİTİM
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAŞAM VE ÇEVRE
    •  » HABER ARA
    •  » BİLİM VE TEKNOLOJİ
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » SAĞLIK
  • YAZARLARIMIZ
  • GÜNDEM
  • SEKTÖR
  • TÜM HABERLER
  • SİYASET
  • SPOR
  • DÜNYA
  • DUYURU, İLAN, ANMA VE KUTLAMA
Milli Mücadelede Birlik; Teğmenlerin Aymazlığı ve Teslimiyeti
of.ozankaya@isnet.net.tr

Milli Mücadelede Birlik; Teğmenlerin Aymazlığı ve Teslimiyeti
04 Subat 2025 19:10:32

Yazar : Sefa YÜRÜKEL

  • Whatsapp ta Paylaş

Milli mücadelenin en temel şartı, milli birlik ve beraberliği sağlamaktır. Ancak ne hazindir ki, mücadele sahasında görünür şekilde yer almak yerine, gölgelerde kaybolmayı tercih edenler, milletin şanlı yürüyüşüne ihanet etmişlerdir. Tarihin bu en büyük yanlışını yapanlar, milletin iradesini felç etmeye yönelik, yanlış akıllardan akıl alarak, sessiz sedasız Anıtkabir’e gidip “kabir” ziyareti yapan teğmenlerin ta kendisidir, bu teğmenlerin son yaptıkları ise sinsice ve korkakça yapılan, teslimiyetçi bir hamledir.

 

Millet, başından beri teğmenlerin konusunda Atatürk’e sahip çıkanları bağrına bastı. Ve millet hep birlikte “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyerek meydanlarda saf tuttu. Karşıyaka’dan üniversite amfilerine, spor müsabakalarından meydanlara kadar her yerde var oldu. Ancak ne acıdır ki, milyonların ayağa kalktığı bir mücadelede, en ön safta olması gerekenler, sesiz sedasız “kabir” ziyareti yaptılar, Anıtkabir ziyareti değil. Ve teğmenler bu sessiz hareketleriyle de maalesef sistemin içindeki o kirli çarklara teslim oldular..

 

Bir kere beş kişiyle Sessiz sedasız milletten habersiz Anıtkabir’e gitmek neyin nesi?

Dün Anıtkabir’e bu şekilde gidip poz verip, bunun bir “mücadele” olduğunu sananlar ve ya bu kendilerine yönelendirenler tarafından monte edilmiş bu saçma algı içinde olanlar büyük bir yanılgı içindedir. Gerçek mücadele, milyonlarla birlikte sokakta, meydanda, milleti arkasına alarak verilir. Anıtkabir’e sessizce milletten habersiz gitmek, milletin onlara verdiği desteği hiçe saymaktır. Milyonların coşkusunu, enerjisini heba etmek, tarihe utanç vesikası olarak geçecek bir aymazlıktır.

 

Teğmenler, Mücadele Poz Vermek Değildir!

 

Teğmenler, bu tutumlarıyla easında , “mücadeleyi” yalnızca Anıtkabir’de , “kabir” ziyareti yapıp, fotoğraf çektirmekle sınırlayan bir anlayışla hareket ederek, aslında bizim gönlü temiz ve güzel saf halkımıza yanlış bir algı empoze etmiştir.

Çünkü milli bir mücadele, meydanları terk edip sembolik bir ziyaretle yerine getirilemez!

 

Bu, şu anda bu konuda şaha kalkmış olan kitlelerin enerjisini boşa harcamak ve milletin beklentilerini hiçe saymak anlamına gelmektedir.

 

Gerçek mücadele, milyonlarla birlikte hareket ederek yapılır.

Teğmenler, bu yüzden mücadele etmek için milyonlarla birlikte Anıtkabir’e gitmeliydi. Çünkü milyonlar mücadele için alanlara akmaya hazırdı, milyonlar yürümeye hazırdı. Ancak teğmenler, milyonların gücünü arkasına alarak Anıtkabir’e gitmek yerine, beş kişiyle sessizce, saklanarak resim çektirip Anıtkabir’e değil “kabire” gitmeyi seçtiler. Bu yapılan, milletin enerjisini boşa harcamak ve mücadeleyi görünmez kılmaktan başka bir şey değildir.

 

İktidarın zulmüne karşı mücadele edilecekse, teğmenler milletle birlikte hareket ederek “Anayasa burada, sınır burada!” diyerek, teğmenlerin BOP memurları tarafından TSK’dan ihracı ve “ Mustafa Kemalin Askerleriyiz konusunda milli bir seferberlik ilan etmeliydi.

Ancak ya “tecrübesizlikten” ya da arkalarında duran akıl hocalarının BOP sisteminin/ hukukunun memurlarıyla gizli anlaşmalarından dolayı, bu tarihi fırsatı ellerinin tersiyle ittiler. Avukatlarının “gafleti” ve teslimiyetçi tavırları da cabası! Sonuç? Saklanarak, küçülerek, meydanları terk ederek kaybedilen bir mücadele!

 

Bundan sonra millet, kimlere sahip çıktığını daha dikkatli seçmek zorundadır. Çünkü yanlış ellere teslim edilen güç, mücadeleyi baltalamaktan başka bir işe yaramaz.

 

Bu süreçte Ümit Özdağ’ın sözleri, gerçek bir lider duruşunun ne olması gerektiğini göstermiştir:

 

“Beni susturmanız için öldürmeniz lazım!”

 

İşte bu, gerçek bir meydan okumadır. Hakiki liderlik budur! Mustafa Kemalin Askeri olmak budur.

Teğmenler de “Bizi öldürseniz ancak susarız!” diyerek aynı kararlılığı gösterebilmeliydi. Ancak onlar bunu yapmadılar. Son tutumları, kahramanlık değil, iyi niyetli, umut bekleyen, saf ve temiz kalpli halkımıza karşı gösteriş yapmaktan ibarettir.

 

Milleti meydandan çekip, alanlara çıkmayı ‘provokasyon’ ilan edenler, aslında en büyük provokasyonu yapanlardır.

Bunu yapanlar, bu temiz ve iyi kalpli milleti felç etme operasyonunun bir parçasıdır.

Üstelik bu, doğrudan Tayyip Erdoğan ve ekibine bedava hizmet etmek anlamına gelir. Bu adı üstünde BOP için etki ajanlığının ta kendisidir.

 

Milli iradeyi teslimiyete sürükleyenlere karşı tek bir çözüm vardır:

 

Görünür, cesur, tavizsiz bir mücadele!

 

Bugün, milletin safında yer almayanlar, yarın bu milletin vicdanında mahkum olmaya mahkûmdur!

Teğmenler ve onlar

gibiler bu söz kulağınıza küpe olsun!

Sefa Yürükel

 

  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış

 Diğer Yazıları


  • “Cumhuriyetin Valisi: Rozet Değil Karakter Taşıyan Devlet Adamı Üzerine Satirik Bir İnceleme”
    23-05-2025 | 20 : 51 05
  • Türkiye’de Siyasal Kriz ve Muhalefetin Stratejik Açmazı: CHP’ye Eleştirel Bir Yaklaşım
    23-05-2025 | 20 : 49 32
  • Nihat Genç olmak ya da olmamak: Türkiye’nin eşik noktasında bir kimlik meselesi
    12-06-2025 | 17 : 40 08
  • Ulus BAKER, bir dahi, yüce bir Türk filozof...
    17-05-2024 | 15 : 36 18
  • DÜNYA BEKTAŞİ DEVLETİ'Nİ KURARLARSA YANDI GÜLÜM KETEN HELVA
    23-09-2024 | 10 : 08 16
  • TÜRKİYE’DE HALK, ÇÖZÜM İÇİN KENDİ KENDİNİN DERMANI OLMALI VE DEVRİMCİLEŞMELİDİR
    03-01-2024 | 16 : 43 45
  • 29 EKİM VE 10 KASIM’DA ATATÜRK’Ü ANMAKLA ATATÜRKÇÜ OLUNMUYOR
    26-10-2024 | 16 : 10 49
  • Kuva-yi Milliyeciler'in "İNGİLİZ KEMAL'i '' vefat etti.
    18-07-2024 | 21 : 48 51
  • MUHARREM AYI, MATEM VE MUHARREM ORUCUNUN ANADOLU ALEVİLİĞİNDEKİ YERİ
    26-06-2025 | 20 : 35 13
  • KENDİLERİNE “ATATÜRKÇÜYÜM” DİYEN KORKAKLAR.
    03-01-2024 | 16 : 40 40
  • Tercih Milletindir! İkinci bir yol yoktur! Yol bellidir!
    10-01-2024 | 20 : 39 38
  • NE AKP NE CHP: TÜRK MİLLETİ ÜÇÜNCÜ VE MİLLİ BİR YOLA GİRMELİDİR!
    16-01-2024 | 16 : 25 46
Tüm Yazıları

 Köşe Yazarlarımız


  • Meryem Altunkaya
    BU ÜLKE GENÇLERİMİZİ SPORA YÖNLENDİRMEKTE GEÇ BİLE KALDI
  • Timuçin ÖZAT
    Devam etmekle kalmayacak, kötüleşecek!
  • Zeki BAŞTÜRK
    ULUDAĞ GEZEĞİ: GELENEĞİN EZGİLERE YANSIMASI
  • Aydın Yaylacıklılar
    KURUMSAL OPERASYONEL ÖZELLİKLER
  • Mustafa Uysal
    ANLATAMAZSIN VEFA'YI !
  • A.Baybars Göğez
    "İKLİM FELAKETİ: TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?"
  • Sefa YÜRÜKEL
    23 Nisan, takvim yapraklarında yalnızca bir “resmî tatil” günü değildir.
  • Uğur ÖZTÜRK
    Önemli olan Olimpiyatlara katılım sayısı mı, madalya sayısı mı?
  • Gürol ÖZTÜRK
    YAZMAK YA DA YAZAMAMAK İŞTE TAM BURASI
  • Fahri Eryılmaz
    ADIN KADIN
  • Erdoğan KUTLU
    SEMT-İ MÜDAFAA
  • Efsun İsmail DEMİREL
    MİLLETVEKİLİMİZ SAFFET BOZKURT’A AÇIK MEKTUP
  • Önder ÖNER
    Sağlığımızın Belası Hava Kirliliği

 Çok Okunan Köşe Yazıları


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
  • Uğur ÖZTÜRK
    Yapay Zekâ: İnsanın Hizmetkârı mı, Sessiz Efendisi mi?
  • Uğur ÖZTÜRK
    Önemli olan Olimpiyatlara katılım sayısı mı, madalya sayısı mı?
  • Zeki BAŞTÜRK
    "BİR GEZEK AKŞAMI" ÜZERİNE DEĞERLENDİRME
  • Zeki BAŞTÜRK
    ULUDAĞ GEZEĞİ: GELENEĞİN EZGİLERE YANSIMASI
  • Uğur ÖZTÜRK
    Eskiden bir evde sessizlik huzur demekti, şimdi ise çoğu zaman yalnızlığın habercisi.
  • Meryem Altunkaya
    BU ÜLKE GENÇLERİMİZİ SPORA YÖNLENDİRMEKTE GEÇ BİLE KALDI
  • Meryem Altunkaya
    Bugünün Türkiye’sinin her yerinde EMEKLİLERİN izi var.
  • Meryem Altunkaya
    Okullar yeniden güvenli, huzurlu ve umut veren yerler haline gelmelidir.
  • Uğur ÖZTÜRK
    Yapay Zekâ: İnsanın Hizmetkârı mı, Sessiz Efendisi mi?
  • Uğur ÖZTÜRK
    Önemli olan Olimpiyatlara katılım sayısı mı, madalya sayısı mı?
Kdz.Ereğli ve Zonguldak Bölgesel Haberler

© kdzereyli.com

İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
  •   Bilim ve Teknoloji
  •   Eğitim
  •   Videolu Haber
  •   Arşiv
  •   Video Galeri
  •   Haber Ara
  •   Tüm Makaleler
  •   Foto Galeri
  •   Günün Haberleri
  •   Üyelik
  •   Youtube