
zekibasturk57@gmail.com
SUSAN ADALETİN ÇIĞLIĞI
30 Nisan 2026 18:35:54
Yazar
SUSAN ADALETİN ÇIĞLIĞI
Bir yüz… Henüz yaşamının baharında, gözlerinde umutla bakan bir genç kadın. Mesleğinin cübbesini giymiş, adaletin tarafında durmayı seçmiş. Oysa şimdi o yüz, bir fotoğrafın içinde donup kalmış bir anıya dönüşmüş durumda.
Hatice KOCAEFE…
Bir insanın yaşamı, bir başkasının “geri çek” dayatmasına boyun eğmediği için son buluyorsa, burada yalnızca bir cinayetten söz edilemez. Bu, adaletin kalbine sıkılmış bir kurşundur. Çünkü avukat, yalnızca bir meslek icra etmez; hakkı savunur, hukuku temsil eder, sessizlerin sesi olur. Onu susturmak, yalnızca bir kişiyi değil, bir ilkeyi hedef almaktır.
Hatice Kocaefe’nin ölümü, bize acı bir gerçeği bir kez daha anımsatıyor: Şiddet, artık yalnızca sokakta değil; adliye koridorlarının gölgesinde, hukuk mücadelesinin tam ortasında da kol geziyor. Ve daha da ürkütücü olan, bu şiddetin çoğu zaman “olabilir” görülmesi, cezasızlıkla cesaret bulmasıdır. Oysa adaletin olduğu yerde korku olmamalıdır. Hukukun olduğu yerde silah konuşmamalıdır.
Bir avukatın görevi, müvekkilinin hakkını sonuna kadar savunmaktır. Bu görev, pazarlık konusu yapılamaz, tehditle yön değiştirilemez. Eğer bir avukat, bu nedenle hedef haline geliyorsa, aslında hedef alınan şey savunma hakkının kendisidir. Ve savunma çökerse, adalet de çöker.
Hatice’nin ardından söylenecek sözler, birazcık avunma olabilir; ama asıl sorun, onun ardından hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması gerektiğidir. Her kayıp, bir uyarıdır. Her susturulan ses, daha gür çıkması gereken bir çığlıktır. Çünkü unutulan her acı, yinelenir.
Bir fotoğrafa bakıyoruz şimdi… Gülümseyen bir yüz. O gülümsemenin ardında yarım kalmış düşler, savunulmayı bekleyen davalar, yaşanmayı bekleyen bir ömür var. Ve biz, o fotoğrafa bakarken sadece bir kaybı değil; bir sorumluluğu da görüyoruz.
Adalet, ancak onu savunanlar güvende olduğunda yaşayabilir. Hatice Kocaefe’nin adı, sadece bir acı anı değil; aynı zamanda bu gerçeğin anımsatıcısı olmalıdır. Çünkü kimi ölümler, sessiz kalınamayacak denli ağırdır. Ve kimi suskunluklar, en az şiddet kadar tehlikelidir.
Zeki BAŞTÜRK



























